لا داعي للقلق. 15 سنة. Ilk gden her Müslüman gibi heyecanım çok yüksekti. Mekke'yi ilk gördüğümde iki şeyin şaşkınlığını yaşamıştım:
بيري، إسلام دنياسينين لها yanından gelen ve "ümmet" dediğimiz topluluğu oluşturan dünya Müslümanlarının fakirliği ve perişan haliydi.
ikincisi is kirlilik, düzensizlik ve kargaşa içinde kutsal şehirleri yöneten Suud devletinin, hacı adaylarına uyguladığı mezhep baskısıydı.
Bu iki şey o manevi ortamda beni rahatsız etse de, ibadete kendimi vererek unutmaya çalıştım. Lakin her yıl gittiğimde, fakirlik ve pejmürdelik içinde görünen Müslümanların durumu değil de, Suud rejiminin Vahhabi mezhebine göre ibadet yapmam için uyguladığı baskı beni rahatsız ediyordu.
NEDEN MEKKE VE MEDINE VAHHABI MEZHEBINE GÖRE YÖNETILIR؟
Mekke'ye doğru el açıp dua edenlere, Kabe'nin örtüsüne sarılıp ağlayanlara, Peygamberimiz'in huzurunda gözyaşı dökenlere Suudlu polisler müdahale ediyor, "Haci haram" dierek nezaketsizce fiziksel müdahalede bulunuyordu.
Sonunda Medine'de Peygamberimiz'in mescidinde, bana yapılan bu müdahalelerden birine karşı tepki verince, polisler o kutsal mescidin içinde beni tartaklayıp, tutuklamak istediler.
Peygamberimiz'in huzurunda، mescidin içinde arbede yaşanmasına neden olduğum için utanç duydum. Ama oradaki polisler hiç de utanmadan beni tartaklamaya ve götürmeye kalktılar.
Suçum، Peygamber'in huzurunda gözyaşı dökmek ve bona müdahale eden polise direnmek!
إيمينيم, كان عليه أن يبذل قصارى جهده لتلميع نفسه من خلال تعديل أسلوبه. Ancak ben o gün şunu لا يتم تحديده بعد:
'Neden Vahhabi mezhebine göre burada ibadet etmek zorundayım? Neden Mekke ve Medine bu kadar pislik içinde, bu kadar düzensiz ve perişan halde? Neden bütün tarihi mirasımız, hatıralarımız, tarihi eserlerimiz “şirk!” denerek Suud rejimi tarafından yıkıldı ve kimse ses çıkarmadı? Neden İslam alemi için kutsal bu topraklar ortak bir komisyon tarafından yönetilmiyor?
MEKKE VE MEDıNE OLMASA SUUD'IN ITIBARI KALMAZ
دول عربستان السعودية ومكة والمدينة المنورة statüsünü ve yönetim şeklini tartışmayı، Allah'ın varlığını tartışmaktan daha tehlikeli görür! إنه أمر رائع للغاية أن يتم تنفيذه على نطاق واسع. Suud rejimi, tüm meşrutiyetini ve saygınlığını bu iki kutsal şehrimizin varlığından alır. تم إنشاء "Kutsal Topraklar" من قبل المسلمين، مما أدى إلى دفع المزيد من المال.
Eğer Mekke ve Medine olmasa, Suud, Kuveyt gibi, Birleşik Arap Emirlikleri gibi, Bahreyn gibi, petrolü, parası olan ama saygınlığı, gücü olmayan ülke konumuna düşer.
Bu nedenledir ki, Riyad ne zaman bu tartışma açılsa, deliye dönmüş deve gibi kaçar oradan.
Bunu tartışmadığı gibi, kutsal toprakların perişan halini düzeltmeyi, iyileştirmeyi de beceremez.
MEKKE VE MEDINE'NIN STATÜSÜNÜ NEDEN TARTIŞMALIYIZ؟
تم وضع مدينة شمدي مكة والمدينة المنورة في مكانها الصحيح. Sadece mezhebi baskı، kötü yönetim، beldenin perişan edilmesi değil sorunumuz. Artık Suud، consolosluğunda adam öldüren، onu parçalara ayırıp ortadan kaldıran bir devlet olmakla suçlanıyor. ياني "أمين" هو دولت الفن.
Şimdi kim, İstanbul'daki Suud konsoloğuna vize için gitse, aklına bu binada adam kesildiği gelecektir. قام Benim gibi Suud بإعادة اختيار الجريدة الرسمية مما قد يؤدي إلى تفاقم المشكلة.
Kim Suud'un Cemal Kaşıkçı gibi yabancı Gazetecileri, yazarları, ilim adamlarını muhalif olduğu gerekçesiyle “kesmeyeceğini” garanti edebilir? Hiç kimse veremez. Nitekim Cemal Kaşıkçı، kaybolmadan üç gün önce verdiği demeçte، ülkesinde keyfi olarak insanların tutuklandığını، ortadan kaybolduğunu söylemişti.
Prens Selman rejimi iktidarda olduğu sürece, Suud'un hçbir konsoloğu, büyükelçiliği ve topraları güvenli değildir. يمكن أن يساعدك هذا في الحصول على أفضل النتائج. Bir infaz timi elçiliğya da kutsal topraklara giden Herhangi bir kişiyi kaçırıp, Cemal Kaşıkçı gibi yok edebilir.
Peki din alimlerimize, hocalarımıza soruyorum: Emin devlet, emin belde olmaktan çıkan Suud'a, hac için gitmek halen Farz mıdır? Kutsal toprakların, emin insanlar ve devlet tarafından yönetilmesi vacip midir, değil midir?
عبد تارافيندان إسر ألينميش بير ديفلت أوزغور ديديلدير
حالة مكة والمدينة المنورة من ABD-Suud ilişkisi nedeniyle değişmek zoundadır.
ترامب، توم دونيانين غوزو أونوندي، “biz olmazsak iki hafta iktidarda kalamazsın، paraları öde kral” dierek، Suud Kralı'nı aşağıladığı gibi، haraca bağladığını، esir aldığını، ABD kontrolünde olduğunu oldu.
Yani kutsal toprakların bulunduğu ülkenin yönetimi, ABD tarafından zorla esir alınmışsa, orada can ve mal güvenliği, özgürlük söz konusu olabilir mi? Yarın ABD, Mekke ve Medine'nin güvenlik nedeniyle kapatılmasını istese, bu rejim ona karşı gelemeyecek derecede esir durumdadır.
ışte bu nedenlerle, bu iki kutsal şehir, الإسلام ülkelerinin ortak yöneteceği özerk bir yapıya dönüşmeli. Suud rejimi de diğer ülkeler kadar söz sahibi olmalı.
Mekke ve Medine Müslümanlara aittir، Suud hanedanlığına değil. لقد تم إضفاء طابع شخصي على المسلمين من خلال منعهم من السفر مرة واحدة.
كمال أوزتورك



