• Turecko
  • Umění a kultura
  • businessu
  • Investovat
  • Názor
  • Sportovní
  • Myšlenka a literatura
  • Turkestan
  • Celým Světem
Úterý, červen 2, 2026
  • Přihlášení
Turecko Tribune
  • Turecko
  • Celým Světem
  • businessu
  • Cestovat
  • Názor
  • Turkestan
Žádný výsledek
Zobrazit všechny výsledky
  • Turecko
  • Celým Světem
  • businessu
  • Cestovat
  • Názor
  • Turkestan
Žádný výsledek
Zobrazit všechny výsledky
Turecko Tribune
Žádný výsledek
Zobrazit všechny výsledky

Erdoğan planı bozuyor ve Kral'a; “Oğlunu durdur, ülken mahvolur” diyor “Büyük Körfez Savaşı” hazırlığı: Tuzak S. Arabistan'a kuruldu.. Mekke ve Medine'nin geleceği: Ateşli bir tartışma bizi bekliyor

TT Turecko by TT Turecko
4. června, 2023
in Türkçe
Doba čtení: 7 minuty čtení
A A

Türkiye'nin Cemal Kaşıkçı olayında Suudi Arabistan'a zarar verme gibi bir düşüncesi yok, hiç olmadı, olmaz ve olmayacak da.

tam tersine; Türkiye iki ülke ilişkilerini büyük bir çöküşten kurtarmaya, coğrafyayı çok yıkıcı bir fırtınadan korumaya çalışıyor. İki ülke ilişkilerini bombalamaya, Türkiye'ye zarar vermeye, S. Arabistan'ı imha etmeye dönük çokuluslu bir projeyi önlemeye çalışıyor.

Bu büyük bir mücadeledir, dirençtir, bölgesel savaşı önleme çabasıdır, Araplarla Türkler arasına yeniden düşmanlık cephesi iii kurmaya çalışanlara meydan' okumadıris, Sidiha da bir “odağa” karşı, bu odak üzerinden imha etme planlarına karşı koruma Girişimidir.

Türkiye büyük tehlikeyi gördü.. Riyad'da devlet aklı rehin alındı..

Meselenin Kaşıkçı cinayetinin çok ötesinde, iki ülke ilişkilerinin çok ötesinde ölümcül bir boyutu vardır. Türkiye bunu bir süredir biliyordu, önlemeye çalışıyordu, Kaşıkçı cinayeti ile birlikte Türkiye'nin bildiği bir gerçek bölgesel ve küresel ölçekte de bilinir oldu.

Ankara, bu ciddi tehlikeyi fark ettiği için, özellikle son dört-beş yıldır bu yönde alttan alta yürütülen çalışmaları bildiği için, söz konusu “çokulusluayçoraya boşışııkarı boşalı Çok daha kötü bir gidişatı durdurmaya, çok daha yıkıcı ve bölgesel jako oluşturacak bir plânı bozmaya çalışıyor.

Bu ince hesabı Suudi yönetiminin de anladığını sanmıyorum. Riyad yönetimini eline geçiren iradenin baskasının iradesi olduğunu, devlet aklının bunlar üzerinden rehin alındığını, ülkenin ABD-İsrail çıkarları doğğdenumiyşe cephe bunun “kendi çıkar ve aklı olduğu” kanaatinin dayatıldığını, bir nevi siyasi körlük oluşturulduğunu görüyoruz.

“Büyük Körfez Savaşı”nın ön hazırlıkları yapılıyor..

Arap sokaklarını Türkiye ve İran düşmanlığı ile gaza getirerek, Jemen'den Basra Körfezi'ne kadar büyük bir tuzak kurulduğunu, Suriye'nin kuzeyindeki “terğğlağıııına des ama Muhammed bin Zaid üzerinden Prens Muhammed bin Selman'ın gücünün istismar edildiğini, bütün bu çalışmaların ve plânların Suriye savaşı sonrası çıkarılacak “Büyük Körfez Savaşı”nın ön hazırlıkları olduğunu biliyoruz.

Şimdilik Fırat'ın Doğusu'na kilitlendik. Bu mesele çözülür çözülmez, belki de çözülmeden, Basra Körfezi'nden kıyameti koparacaklar, çok cepheli bir savaş başlatacaklar, İran-Suud savaşı adı verilecek bu krizine Kriz.büt

Plán v Suudi Arabistan'ı: Arap siyasi aklı nerede?

ABD ve İsrail istihbaratının planları, Mısır'ın gücü, S. Arabistan'ın parası ve siyasi körlüğü, BAE Veliahtı Muhammed bin Zaid'in operasyonel rolü, Muhammed bin Selman'rakin gücü ördüklerimizin çok ötesinde bir plán hazırlanıyor.

Bu plân, sanıldığı gibi İran'a bir zarar vermeyecek, onu cezalandırma amaçlı olmayacak. Zira Körfez Savaşı'ndan bu yana bütün savaşlarda İran kârlı çıkmış, Arap dünyası zarar görmüştür. Dikkat ederseniz Arap-Fars sınırı her savaştan sonra biraz daha Batı'ya çekilmiştir.

Bütün bu savaşlarda Arap siyasi aklı hata yapmıştır. Bu plân tamamen S. Arabistan'ın dağıtılması, imhası, parçalanması üzerine biçimlendirilmiştir. Arap siyasi aklı, belki 21. yüzyılın en büyük siyasi hatasını bu proje çerçevesinde yapacaktır.

“Dubai dosyası” derhal açılmalı: İki Veliaht ile FETÖ aynı rolleri üslendi..

Prens Muhammed bin Selman a Muhammed bin Zaid üzerinden servis edilen plân, S. Arabistan'da yeni bir ”iç işgal”dir. Ülke, söz konusu çokuluslu

proje için harekete geçirilen bu “iç işgalciler” tarafından yıkıma sürüklenecektir. Bir tür yeni Arap milliyetçiliği dalgası ile sahaya sürülen içerideki bu yeni siyasi oluşum, Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz benzeri bir “satış” olarak tarihe geçecektir.

Veliaht Muhammed'in temsil ettiği yeni oluşum, S. Arabistan'ın FETÖ'südür. Çünkü nitelik olarak, üslendikleri roller olarak, ABD-İsrail angajmanı olarak aynıdır. Bu çevrelerle FETÖ arasında “Dubai” üzerinden ortak operasyonlar yürütülmüş, para trafiği organizovat edilmiştir.

15 Temmuz'a bu çevrelerin açık destek vermesi bundandır. FETÖ'den sonra bölge genelinde FETÖ ajandasıyla aynı şekilde Türkiye ile mücadele etmeleri bundandır. Muhammed bin Zaid ile FETÖ arasındaki “Dubai dosyası” derhal açılmalı, nebo para hareketleri ortaya çıkarılmalıdır.

S. Arabistan'ın 15 Temmuz'u: Ülkeyi paramparça edecekler..

Bu çevrelerin 15 Temmuz'dan sonra bile FETÖ ile paralelní biçimde Türkiye'ye karşı bütün terör örgütlerini desteklemeleri, Erdoğan'ı devirmeye dönük bütün çokuluslu senaryolarda göndüllü.

Bu çevre, bu oluşum başarılı olursa S. Arabistan'da bir “darbe” olmayacak, ülke elden gidecek, parçalanma süreci başlatılacaktır. FETÖ başarılı olsaydı Türkiye parçalanacaktı, senaryo darbe değildi, proje parçalanma ve iç savaş üzerine kurgulanmıştı. Aynı oyun bugün S. Arabistan'a oynanmaktadır.

S. Arabistan'ın düşmanı kendi içindedir, yönetim ekibindedir, Kraliyet ailesi içindedir. O Ilımlı İslâm söylemleri, o sempati dalgası bir yemdir, büyük yıkımı pazarlama söylemidir. Rijád, derhal Muhammed bin Selman'ı geri çekmeli, derhal Muhammed bin Zaid etkisini sıfırlamalıdır.

Erdoğan işte bu planı bozuyor: Král'a; „Oğlunu durdur, ülken mahvolur“ diyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu senaryoyu, ale tezgâhı biliyor. Kendisine ve ülkemize yönelik söz konusu düşmanlığın içeriğini biliyor. 15 Temmuz'u başaramayanlar aynı senaryoyu bölgeden tezgâhlıyor, bunu yaparken Türk-Arap cepheleri inşa ediyor. İkisinin de arkasında aynı irade, aynı güçler, aynı bölgesel hesap, aynı ittifaklar vardır. Cumhurbaşkanı'nın Kaşıkçı meselesi ile ilgili hassasiyetlerini ifade ederken Suudi yönetimini ve Kral'ı özellikle korumaya çalışması, durumdan ayrı tutması bundandır.

Krála; “Oğlun, Bin Zaid, içinde bulunduğu ittifak, uğruna çalıştığı proje velikost lemu, lem bize lem de bütün bölgeye büyük bir yıkım getirecek, bunu durdur” demeye çalçal. Erdoğan burada S. Arabistan'ı uyarmaya çalışıyor.

Durdurmazsa ne olacak: Bir-iki yıl içinde bütün Körfez'i yakacaklar..

Maalesef Riyad yönetimi bunu anlamadı. Belki de aşırı bağımlılığın, „rehin alınmışlığın“ etkisiyle anlasa da bir şey yapamıyor. Ama baska yol yok. Oyun S. Arabistan üzerinden kuruldu, orada bozulmalıdır. Riyad yönetimi uyanamazsa, tedbir alamazsa, o ekibi tasfiye edemezse ne olacak?

Çok beklemeyeceğiz. İki ya da üç yıla kalmaz büyük Körfez Savaşı ile karşı karşıya kalacağız. İran, S. Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Umman, BAE hepsi a savaşın Içine sürüklenecek. Türkiye'nin müdahalesinin, durumu engellemeye çalışmasının önüne büyük engeller çıkarılacak. Savaş, S. Arabistan içine taşınacak.

“Savaşı İslâm'ın kalbine taşıma” ve Mekke a Medine'nin geleceği..

Yıllardır bunu hedefliyorlardı, “Savaşı İslâm'ın kalbine taşımayı” planlıyorlardı. Bu olacak… Sonra, S. Arabistan imha edilecek, bütün coğrafyada harita çalışmaları buna göre biçimlendirilecek. Mekke ve Medine'nin durumu Müslüman coğrafyayı dalga dalga sarsacak bir tartışmaya dönüşecek.

İslâm'ı kalbinden vurmak bu işte. Muhammed bin Selman'a, Muhammed bin Zaid'e yüklenen role bu! Yüzyılın ihaneti işte bu..

Ama Riyad aklını basşına almazsa, oyunu bozmazsa, Türkiye bu fırtınayı durduracaktır. Hesaplaşma daha yeni basladı. Tarihi tersine çevirme, coğrafya inşa eden siyasi genetiğin harekete geçmesi dediğimiz bu işte.

Göreceksiniz..

İbrahim Karagül

Nový úsvit

Tagy: ErdoğanMBSstřední východsuudlar.
Předchozí příspěvek

"Âlem" ne demektir?

Následující příspěvek

Změnila se turecká politika v Sýrii?

TT Turecko

TT Turecko

Následující příspěvek
Změnila se turecká politika v Sýrii?

Změnila se turecká politika v Sýrii?

Prosím přihlásit se připojit se k diskuzi

Staňte se sloupkařem!

Sdílejte svůj hlas na TT

  • Turecko
  • Umění a kultura
  • businessu
  • Investovat
  • Názor
  • Sportovní
  • Myšlenka a literatura
  • Turkestan
  • Celým Světem
Turecko Tribune

© 2026 Turkey Tribune. Všechna práva vyhrazena.

Turkey Tribune - Turecký mezinárodní hlas

  • O nás
  • Zásady ochrany osobních údajů
  • Kontaktujte nás
  • Inzerovat
  • Napište pro nás
  • Knihy zdarma

Sledujte nás

Vítej zpět!

Přihlaste se ke svému účtu níže

Zapomenuté heslo?

Získejte heslo

Zadejte své uživatelské jméno nebo e-mailovou adresu pro resetování hesla.

Přihlásit se
Žádný výsledek
Zobrazit všechny výsledky
  • Turecko
  • Umění a kultura
  • businessu
  • Investovat
  • Názor
  • Sportovní
  • Myšlenka a literatura
  • Turkestan
  • Celým Světem

© 2026 Turkey Tribune. Všechna práva vyhrazena.

Váš text