• Turkki
  • Taide ja kulttuuri
  • Bisnes
  • Investoida
  • Lausunto
  • Urheilu
  • Ajattelu ja kirjallisuus
  • Turkestan
  • Maailma
Friday, July 17, 2026
  • Kirjaudu
Turkin Tribune
  • Turkki
  • Maailma
  • Bisnes
  • Matkustaa
  • Lausunto
  • Turkestan
Ei tulosta
Näytä kaikki tulokset
  • Turkki
  • Maailma
  • Bisnes
  • Matkustaa
  • Lausunto
  • Turkestan
Ei tulosta
Näytä kaikki tulokset
Turkin Tribune
Ei tulosta
Näytä kaikki tulokset

Turkistan ja Kelimelerin Mücadelesi

TT Türkçe by TT Türkçe
Kesäkuu 4, 2023
in Necip YILDIRIM, Türkçe
Lukuaika: 3 minuuttia luettu
A A

1908 yılında, Free Hindustan (Hür Hindistan) Leo Tolstoy'unin "Bir Hindu'ya Mektup" -lehti isminde bir makalesi yayınlanır. Aslında makale, Tarak Nath Das'ın Tolstoy'dan Hindistan'ın İngiliz esaretinden kurtulmasına destek olmasını talep eden iki mektubuna gönderilen bir cevaptır. Tolstoi, mektubunun bir yerinde şöyle demektedir:

“İnsanlığı bütün hastalıklardan kurtarmanın yegâne ilacı aşktır, sevgidir. Halkınızı esaretten kurtarmanın metodu da bu sevgide mevcuttur. Kadim zamanlardan beri, sevgi ve aşk, … halklarınız arasında hususi bir güç ve şeffaflıkla ifade edile gelmektedir. [Şimdi ise…] Bir ticari şirket iki milyonluk Hindistan'ı köle yapmış durumdadır. Zayıf ve sıradan otuz bin insanın iki yüz milyon güçlü, akıllı, kabiliyetli ve hürriyet-sever insanı tahakküm altına alması nasıl olabilir? Sadece bu rakamlar bile Hindistanlıların İngilizler tarafından değil de Hindistanlıların kendisi tarafından esaret altına alınmış olduğunu açıkça göstermiyor mu? Hindistan halkı köle olmuşsa … [bunun sebebi] aşk ve sevginin ebedi kanununu terk etmelerindendir. İnsanlar şiddetten kaçınıp sevginin kanununa uyumlu halde yaşarlarsa birkaç yüz kişinin milyonları köleleştirmesi şöyle dursun, milyonlar bir tek kişiyi köle haline getirem."

Tolstoi'un Hindistan'a gönderdiği mektup Türkistan'ı hatıra getiriyor:

Çok düşünüyordum, "Ne oldu bize" diye. Son üç yüzyıldan beri kapkara bulutlar ve kıpkızıl fırtınalar misali üstüne dökülen “izm”ler yığını ne götürmüştü Türkistan'dan? Hänen şey aynıydı aslında. Türkistan ve Türkistanlılar yerli yerinde duruyordu. Evler, insanlar, kitaplar, lehçeler, eserler ve yollar… hänen şey vardı. Ve sonunda anladım: “Aşk”tı bizden alınan. Türkistan'ın harcı, yani İlahî aşk!

Türkistan'ı Türkistan yapan sevgi, muhabbet ve aşktı. Şairler, âlimler, askerler ve erenler… yüzyıllar boyu aşkı terennüm ettiler. Kutup yıldızları gibi istikamet verdiler. Bütün Türkistan'ı tek bir ruhta birleştirdiler. Devletler kuruldu, eserler verildi, zaferler kazanıldı, fetihler gerçekleşti. Hepsi aşk sayesinde oldu. İlimden sanata, eğitimden ticarete, siyasetten muharebeye her şey aşk için yapılıyordu. İlahi aşk kaplamıştı Türkistan'ı.

Bizleri ne Kızıl Ordunun topları yıktı, ne düvel-i muazzama kuvvetleri. Bizleri yıkan kelimeler oldu. Kelimelerin istilasına uğradık son üç asırda. Bütün mefhumlarımız elimizden alındı. İçimiz boşaltıldı. Ruhsuzlaştırıldık, cismanîleştirildik.

Yeniden Dîvan-ı Hikmet'e başvurmalıyız. "Yetiş ya Behaeddin-i Belagerdan" diye seslenmemiz gerek. Kaşgarlı Mahmut'tan öğütler almalı, Nevaî'den beyitler mırıldanmalıyız. Semerkand, Semarkand-ı Şerif olmayı hak etmeli. Aşkabat, adına layık davranmalı. Budin ve Peşte arasında bir köprü inşa edilmeli. Gönüller buluşmalı. Turkistan ulvî aşkta birleşmeli.

Yirmi birinci asır, kelimelerin mücadele asrıdır. Kelimelerine sahip çıkamayan davayı kaybedecectir. Turkistan'da Birlik sadece ve sadece kelimelerle inşa edilebilir. Kelimelerle bir dünya inşa edebilmek için, kadim zamanlardan beri sahip olduklarımızı yeniden keşfetmemiz gerekiyor. Atalarımızın önüne diz çöküp aşkı yeniden dinlememiz şart.

Hindistan'lılar otuz bin kişi tarafından esir alınmıştı. Turkistan kelimelerin esaretindedir. Bütün mesele, yeniden bakmayı başarabilmekte. Yeniden ve Türkistan penceresinden. Ama önce inanmak gerek. Herkesin inanması gerekmez. Yılanı sürükleyen başıdır. Hänen poikansa yüz kişi inansın, yeter.

Edellinen Post

Hayal Deryasında Hakikati Bulmak

Seuraava Post

Tefekkür mü, Geçim mi?

TT Türkçe

TT Türkçe

Seuraava Post
Tefekkür mü Geçim mi - Ahmed Necip YILDIRIM

Tefekkür mü, Geçim mi?

Ole hyvä ja Kirjaudu sisään liittyä keskusteluun

Ryhdy kolumnistiksi!

Jaa äänesi TT:ssä

  • Turkki
  • Taide ja kulttuuri
  • Bisnes
  • Investoida
  • Lausunto
  • Urheilu
  • Ajattelu ja kirjallisuus
  • Turkestan
  • Maailma
Turkin Tribune

© 2026 Turkey Tribune. Kaikki oikeudet pidätetään.

Turkey Tribune - Turkin kansainvälinen ääni

  • Tietoja meistä
  • Tietosuojakäytäntö
  • Ota yhteyttä
  • Mainostaa
  • Kirjoita For Us
  • Free Books

Seuraa meitä

Tervetuloa takaisin!

Kirjaudu alla olevalle tilillesi

Unohtunut salasana?

Hae salasanasi

Anna käyttäjänimesi tai sähköpostiosoitteesi palauttaaksesi salasanasi.

Kirjaudu sisään
Ei tulosta
Näytä kaikki tulokset
  • Turkki
  • Taide ja kulttuuri
  • Bisnes
  • Investoida
  • Lausunto
  • Urheilu
  • Ajattelu ja kirjallisuus
  • Turkestan
  • Maailma

© 2026 Turkey Tribune. Kaikki oikeudet pidätetään.

Teksti