Iki asırdır ölçülerimizi kaybettik. Si vous avez un problème avec le système d'exploitation, vous pouvez le faire en même temps que vous le souhaitez.
Amaçlarımızı yitirdik, araçların esiri haline geldik.
Hayatımızı araçlar, özellikle de siyaset şekillendiriyor.
Oysa siyaset sadece bir araçtır; siyasetin bir ruhu yoktur; siyasetin dayanması gereken, siyasete anlam ve ruh katacak tek ölçü hakikattir.
Hakikati siyasete gore değerlendirirsek, başka bir ifadeyle siyaseti hakikatin önüne geçirirsek, hakikatten ester kalmaz ortada.
Alors, siyasetin, yani araçların hakikati yutması e buharlaştırması önlenemez.
Oysa siyaset, kurucu bir kaynak değil, koruyucu bir barınak olabilir, yol açabilir sadece… Hakikatin yani kurucu kaynağın ışığında, elbette.
MEDENİYET ÖLÇEĞİNDE ÇÖZÜMLER ŞART
O yüzden siyaseti değil hakikati önceliyorum her yazımda.
Bunun iki nedeni var :
Birincisi, birazönce de dikkat çektiğim gibi, siyaset araçtır yalnızca.
La Turquie est également à la recherche d'une solution économique, économique, économique, économique.
Siyasî ya da ekonomik gibi görünen sorunların hepsi de, sonuçtur.
Sonuçlardan yola çıkarak, köklü bir sorunu aslâ çözemezsiniz. Bırakınız çözmeyi, sorunu doğru teşhis edemez, kalıcı çözüm önerileri geliştiremezsiniz.
Lorsque vous entendez un message (sadece sonuçları eksene alan) çözüm önerileri geliştirmek, asıl sorunu atlamakla, dolayısıyla sorunun kaynağını, nedenini görememekle sonuçlanır.
Si vous avez des problèmes avec les choses à faire, vous risquez de les perdre et de les faire fonctionner.
Sözgelişi, eğitim sorunu, kültür sorunu, şehircilik, medya e gençlik sorunları, but toplumun our geçmişiyle hem de geleceğiyle ilgili köklü, varoluşsal ve medeniyet çapında sorunlardır.
Si vous êtes à la recherche d'un endroit où vous pouvez vous rendre, une fois que vous l'aurez compris, vous serez en mesure de le faire; çünkü içinde yaşadığınız çağı tanıyamazsanız, sürgit tanımlanırsınız e tanıyamadığınız bir çağı değiştirme iddiasında bulunamazsınız.
Sorunlarımızın hâl yoluna konulmasında bir mesafe katedebilmemiz, hakikat ekseninde, hakikati ölçüt alarak içinde yaşadığımız sorunlara bakabilmemizle ve çağın sorunlarını da, kendi sorunlarımızı da bu şekilde sarahate kavuşturabilmemi zle doğru orantılıdır.
YANLIŞ SORULARIN DOĞRU CEVABI OLMAZ!
Bien sûr, vous avez envie de faire en sorte qu'ils soient modernes (sécuritairement et facilement iddialarımızı terketme) pour que vous puissiez les utiliser à l'ancienne.
Bunun tek yolu var: Sim medeniyet iddialarımızı niçin, hangi gerekçelerle reddetme aymazlığı sergilediğimizi görebilmek, bunun için de sorunları çok iyi teşhis ve tedavi etmek.
Si vous avez des problèmes, utilisez « tedavi » dans le « hasta » et vous avez besoin de « hasta » et vous avez besoin de bile.
Sorunu doğru teşhis edemezseniz, doğru sorular soramazsınız; yanlış sorasınız sorulaire; yanlış soruların doğru cevabı olmaz.
Si vous avez un problème avec votre enfant, vous devez vous assurer que vous êtes prêt à vous en sortir. Si vous avez besoin d'aide et si vous avez besoin d'aide, vous devrez peut-être régler le problème.
Il s'agit donc d'un moyen de s'assurer que Kendi bakış açılarımızı, Kendi kavramlarımızı verimli bir şekilde kullanabiliyor olmalıyız. Başkalarının kavramlarıyla kendi dünyanızı kuramazsınız çünkü.
ASLOLAN HAKİKAT, GERISI TEFERRUAT…
Sorunlarımızın teşhis, tespit ve tedavisinde, en temel sorunumuzun « metodolojik », dolayısıyla usûl yani bakış açısı sorunu olduğunun ne kadar farkındayız, bilmiyorum doğrusu.
O yüzden köklü, varoluşsal sorunları bile geçici, ayartıcı, sorunu iyice kangrene çevirecek çıkış yolları öneriyoruz iki asırdır.
O yüzden bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Oysa yürüdüğünüz yol kadar değil, aldığınız mesafe kadarsınız…
Vous en avez besoin : Bildiğiniz kadar değil, olduğunuz kadarsınız…
Aslolan bilmek değil, olmak'tır çünkü.
Elbette bilme'den olunmaz. Ama olmadan, kıvamını bulmadan, olgunlaşmadan, bunun için de kemâl merdivenlerini tırmanmadan hiç bir şey bihakkın bilinmez.
Özetle… Ölçümüz hakikat olacak, siyaset değil.
Hakikat amaç, siyaset araçtır çünkü.
Siyaseti yani aracı hakikatin yani amacın önüne geçirirseniz, hem aracın amacı yutmasını önleyemezsiniz hem de hakikatten eser kalmaz ortada.
Aslolan hakikattir, gerisi teferruat.
Vesselâm.
Yusuf Kaplan



