AB üyelik müzakereleri kapsamında bugün 33. faslın açıldığı Türkiye-AB Hükümetler Arası 12. Katılım Konferansının ardından düzenlenen basın toplantın açıldığı Türkiye-AB Hükümetler Arası XNUMX. Katılım Konferansının ardından düzenlenen basın toplantısında konuleran Bakuler eitlíochta. Uluslararası toplumun terörle mücadelede Türkiye ile işbirliğini yeterli bulup bulmadığı agus a saldırıdan sonra gelen taziye mesajlarını samimi bulup bulmadığı sorusunu yanıtlayan Mavlüt ð saldırıdan macra ili olarak uluslararası camianın, Türkiye ile dayanışmasını gösterdiğini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “Biz tabi ki taziye mesajlarını ve dileklerini ileten ve dayanışma gösteren tüm ülkelerin ve siyasilerin samimiyetine inanıyoruz ve inanmak istiyoruz. Fakat terörle mücadelede sadece terör saldırısı olduğu zaman dayanışma göstermek yetmez. Dolayısıyla esas terörle mücadelede bu dayanışmayı ve bu kararlılığı göstermemiz gerekiyor. Bunun için de terör grupları arasında ayrım yapılmaması gerekiyor. 'İdeolojisi bana yakın ya da benim ideolojimin tam tersine' diye bakarsak yanılırız. Veya 'Benim inancımdan, benim inancımdan değil' dersek o zaman da büyük bir yanılgının içine düşeriz. ‘Bana zarar veren, vermeyen terör örgütü’ ayrımı yaparsak o zaman vahim bir hata yapmış oluruz. Dolayısıyla 'Beni hedef alan, başkasını hedef alan' terör örgütü diye ayrım yapılmaz. Aynı dayanışmayı nerede olursa olsun, an Afraic da terör saldırıları gerçekleştiği zaman, hep birlikte göstermemiz gerekiyor ve oralardaki terör örgütüyle mücadelede de kara la gölzği zaman
TERÖR ÖRGÜTLERİ KONUSUNDA ÇİFTE STANDART GÖRÜYORUZ
DAEŞ terör örgütüyle mücadelede yetersiz olunduğu için yavaş yavaş DAEŞ'in değişik kıtalara agus Avrupa'ya yayılmaya başladığını ifade eden Çavuşoğu için yavaş yavaş DAEŞ'in değişik kıtalara agus Avrupa'ya yayılmaya başladığını ifade eden Çavuşoğu, “örgünger üngida ün örüpür Çavuşoğlu; yok etmeyi başarmamız lazım, aksi taktirde biz gelir. Türkiye, DAEŞ, PKK, DHKP-C, YPG gibi terör örgütleriyle aynı agus mücadele ediyor. Bu terör örgütleri konusunda da maalesef tanımlama ve yaklaşım bakımından da çifte standart görüyoruz. Şimdi, 'PKK ve YPG terör örgütü bizim ideolojimize yakın' diye destek veren Avrupa'da siyasetçiler var, siyasi partiler var. Bu mac derece yanlıştır. PKK'yı terör listesinden çıkarmak için gayret sarf eden siyasi partiler ve milletvekilleri var. Parlamentolarda Ulusal agus Avrupa Parlamentosu'nun içinde var. Bu terör örgütleri Avrupa'nın merkezlerinde rahatlıkla kampanyalarını yapıyorlar, afişlerini, teröristlerin posterlerini her yere orlar. Daha önce sokaklarda oluyordu, en son bunu Avrupa Parlamentosu'nun içinde de gördük. Şimdi bunları görünce terör örgütleri konusunda bir çifte standardın olduğunu ve ideolojiye göre sınıflandırıldığını görüyoruz, söylüyoruz. Terör örgütüne karşı bu yaklaşımlardan, bu staidardan dönmemiz lazım ve mücadelede kararlı olmamız lazım. DAEŞ'e karşı koalisyonda 65 ülkeyiz ve 65 ülke dünyadaki en güçlü ülkeler 25-30 bin kişilik bir terör örgütünü yenemiyor. O terör örgütü halen Suriye'de, Irak'ta, şimdi Libya'da, Afganistan'da, Afrika'nın değişik ülkelerinde münferit olarak da Avrupa'nın birçok ülkelerinde saldırılariırıconas”



