• Contact
  • About Us
Friday, February 6, 2026
  • Login
Turkey Tribune
  • Turkey
  • World
  • Business
  • Travel
  • Opinion
  • Turkestan
No Result
View All Result
  • Turkey
  • World
  • Business
  • Travel
  • Opinion
  • Turkestan
No Result
View All Result
Turkey Tribune
No Result
View All Result
Home Türkçe

“Hatime Değil, FÂTİHÂ!” Kriptosunu Açan Anahtar “BAŞKANLIK”

TT Türkçe by TT Türkçe
June 5, 2023
in Türkçe, Uncategorized
Reading Time: 7 mins read
A A
393
SHARES
1.4k
VIEWS
Share on XShare on Whatsapp

“Hatime Değil, FÂTİHÂ!”  

Kriptosunu

Açan Anahtar

“BAŞKANLIK”

 

Cumhurbaşkanlığına giden süreçte

verilmişti kripto!

 

“Hatime Değil, FÂTİHÂ!” denilmişti.

 

Ve bu cümle,

“başbakanlık zırhından

ayrışıldığı bir dem”de edilmişti!

 

Şimdi ise;

kriptonun çözümünü yapacak ‘enigma’ya,

yani mevcut tablonun anahtarı olan Başkanlık’a

rezone olma süreci başladı!

 

Sapı samanı birbirine karıştırarak

akı kara, karayı ak göstermekle vazîfeli olan

‘enigmatik çağ’ın karşısına;

kendi öz ‘enigma’sıyla çıkıyor Türkiye!

 

“Türk Tipi Başkanlık Modeli” ile…

 

İsimlerin,

sansasyonel (!) dosyaların,

“devlet âdâbından nasip almamış olsa da

yukarıdan jettt hızıyla haber alan (!!)

ve ‘yerli kodlardan ırak kalmış devşirme ruhlar’ın

‘kaos politikası’na malzeme üreten

acar (!) muhabirler”in,

dezinforme olan

ve dezinforme eden akl-ı evvellerin,

zincirleme trafik kazalarına vesîle olan mixerlerin,

elindekini su tabancası zannederek

sosyal medya kahramanlığına soyunan müfterîlerin değil,

“YENİ TÜRKİYE’nin

YENİ SİSTEMATİĞİ”nin

önem arz ettiği bir dönem bu dönem!

 

TEK GÜNDEMİMİZ BU..!!

 

Galatasaray-Fenerbahçe düzlemindeki

güdük bakışın

“MİLLÎ TAKIM RÛHU”na evrildiği,

evrilmek durumunda olduğu

kutlu bir dönem..!

 

O nedenle

“Kimi okuduğumuza

ve ‘ne’ okuduğumuza dikkat edelim!” diyor;

sürecin anahtarı olan Başkanlık’la ilgili olarak

Ocak 2016’da

ve Kasım 2014’te kaleme aldığımız noktaları

yeniden paylaşıyoruz…

 

Kripto unutulmasın..!!

“Hatime Değil, FÂTİHÂ!!”

…!!

 

“Başkanlık” Nedir,

Ne Değildir!

 

BAŞKANLIK;

 bir lüks değil,

‘ARANAN KAN’dır!

Mevcut ‘Parlamenter Sistem’deki;

“bürokratik oligarşiden doğan hantallığı”,

“cumhurbaşkanı-başbakan arasındaki

yetki bölünmesinden doğan çift başlılığı” giderecek olan

en uygun formüldür.

 

Bu anlamda Başkanlık; 

KATALİZÖR’dür,

KİREÇ ÇÖZÜCÜ’dür,

TURBO TAKVİYE’dir,

ROKETLEME’dir

FULL ANTİ-VİRÜS’tür,

HD’dir!

 

  • Başkanlık meselesi;

‘Başkanlık’ın gelmesinden korkan kesimin iddia ettiği gibi

bir “BOP Aparatı” da değil,

bilakis “Türkiye’nin Güvenlik Kalkanı”dır.

 

ABD dâhil

birçok güçlü aktörle olan hassas dengenin gözetilmesinde de

“önemli bir sigorta”dır!

 

  • TEHDÎDİ BERTARÂF EDİCİ,

CAYDIRICI GÜÇ’tür.

 

  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti;

“üniter devlet yapısını değiştirmeksizin”

‘Başkanlık Sistemi’ni uygulayabilir.

 

MİLLET “İSTERSE”, OLUR…

 

  • “Özerklik iddiasındakilerin dünyasını başına yıkarız!” DİYEN

ve dediğini pratize eden bir lider;

Türkiye’yi “üniter devlet yapısı”ndan

“federatif yapı”ya geçirmek isteyebilir mi?

Tabî ki HAYIR!

Ama ıslarla bu nokta vurgulanmaktadır ki;

halk bu sistemi tehlikeli bulsun!

Korksun!

Peki NEDEN?

Çünkü % 10 barajına dayanan ‘Parlamenter Sistem’in yerini

‘Başkanlık’ın aldığı bir düzlemde,

bugün muhalefette olan partilerin iktidar olması zorlaşacak;

ciddî bir çalışma ve başarma grafiği elzem olacaktır…

 

  • “Federal” devlet şekli,

“Başkanlık Sistemi”nin zorunlu bir sonucu değildir!,

Başkanlık,

 “üniter devletlerde de” uygulanabilir.

 

  • Almanya’nın “parlamenter-federal yapı” tercihinin asimetrisi;

“başkanlık-üniter yapı” tercihinde bulunan ülkelerdir.

(Örnek: Peru, Şili)

 

  • “Hükümet” ile “devlet” modellerinin işleyişi farklıdır

ve farklı kombinasyonlar olabilir.

Bu, o ülkenin kendi tercihidir…

 

  • Federal Almanya Cumhuriyeti,

hükümet sistemi olarak

“parlamenter” sistemi uygulamasına rağmen;

devlet şekli olarak “federalizmi” uygulamaktadır.

 

  • Sonuç olarak

‘Başkanlık Sistemi’ tartışmasının,

“üniter devlet yapısından

federatif yapıya geçiş”le bağlantılı gösterilmesi;

kamuoyunu manipüle etme amacına hizmet etmektedir.

 

  • ‘Başkanlık’, ‘Yarı Başkanlık’ ya da ‘Parlamenter Sistem’ seçeneklerinin

demokratik olmak ya da olmamakla bir ilgisi yoktur.

Hepsi de demokratiktir.

 

  • Yarı başkanlık olan ‘demokratik’ Fransa’da;

cumhurbaşkanı bakanlar kuruluna başkanlık eder,

başbakanı atar, meclisi feshetme yetkisine de sahiptir.

 

  • Fransa’da 1960’lı yıllara kadar parlamenter sistem uygulanırken;

ülkedeki siyâsî istikrarsızlık sonucu

Yarı Başkanlık Sistemi’ne geçilmiştir.

 

  • “Başkanlık”, otoriterleşmeyi getirmez.

Otoriterleşme tehlikesi

hükümet şekli ile ilgili değil,

demokrasinin uygulanma düzeyi ile alakalıdır

ve

‘Başkanlık Sistemi’nde

“yürütme” erki Başkan’da olmakla birlikte;

denetim mekanizması da yok değildir!

 

Hatta bazı başkanlık sistemlerinde;

başkanın yetki alanı,

parlamenter sistemdeki cumhurbaşkanının yetkisinden

daha sınırlıdır.

 

  • Ayrıca ‘Parlamenter Almanya’nın Başbakanı;

Fransa Cumhurbaşkanı’ndan

ya da ABD’de Başkanı’ndan daha güçsüz de değildir!

 

  • Amerika : Başkanlık

Almanya : Parlamenter

Fransa : Yarı Başkanlık

(Hepsi de ‘demokratik‘ ülke…)

 

  • Başkanlık Sistemi’nin

bir “diktatörlük” sayılabilmesi için,

Başkan’ın yetkilerinin sınırsız olması gerekir.

Ama öyle değildir…

 

‘Başkanlık Sistemi’ de

‘Parlamenter Sistem’ gibi

“milletin egemenliğine” dayanır.

 

  • Başkanlık,

Yarı Başkanlık

ve Parlamenter Sistem’in

ortak paydaları;

milletin egemenliği,

kuvvetler ayrılığı,

çok partili hayat

ve serbest seçimlerdir…

 

  • Cumhuriyet Gazetesi gibi

klasik-mekanik muhalefeti baz alan muhalif kesim;

            “Ecevit 2004’te, başkanlığın tehlikeli olacağını söylemişti!” gibi

zaman aşımına uğramış bir argümanı da

kullanmaktadır bazen.

 

Ancak aradan geçen 12 yıl içinde,

‘Parlamenter Sistem’ içinde kat edilebilecek yol kat edilmiş;

artık “vites artırma dönemeci”ne gelinmiştir.

Bu hızlanma

ve sistem içi korumanın yükseltilmesi durumu ise;

kesinlikle “siyâsal ya da bireysel bir fantezi” değil,

“zarûrî bir ihtiyaç”tır.

Zîrâ BAŞKANLIK;

“vites yükseltmek”,

“vakit ve enerji kaybını minimize etmek”,

“gözü bizde olan yavuz hırsızı caydıracak

  alarm sistemine geçmek”tir.

Hele de T.C. Devleti’nin ilk başkan adayı olacak olan

Sn. Cumhurbaşkanı gibi etkili bir lider söz konusu iken!

  • Türkiye’yi sürekli olarak kendi kontrol sahasında tutmak isteyen

bütün küresel aktörler,

ülkenin ‘Erdoğan’la açılış yapması beklenen

‘Başkanlık Sistemi’ne geçmesini aslâ istememekte;

târihî bir kavşak noktasına gelen

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin,

bu büyük jokeri bloke ederek

hız yükseltme şansını yitirmesi için

çalışmaktadırlar.

Bu çalışmanın klasik aparatları ise malûmdur!

  • PKK-PYD üzerinden klasik etnik kartlar,
  • DAEŞ üzerinden mezhebî kart,
  • FETÖ üzerinden iç karışıklığa ciddî takviye,
  • ABD-İngiltere-Rusya-Suriye-İran

ve ‘subliminal aktör İsrail’ üzerinden

       ULUSLARARASI-EŞZAMANLI MARKAJ!

2016 Türkiyesi olarak içinde bulunduğumuz süreç budur

ve bu büyük kuşatmayı yararak

krizi fırsata çevirmemizi sağlayabilecek en büyük joker;

“BAŞKANLIK SİSTEMİ’NE GEÇİŞ”tir.

Dahası;

kör – işlevdışı – reflektif ve temelsiz itirazlar ile

klasik muhalefet etme geleneğini sürdüren kesimin;

içinde bulunduğumuz kritik aşamayı nötralize etmek

ve ötesine geçebilmek adına önerdiği

başka bir alternatif yoktur.

Son olarak şu nokta iyi tahlil edilmelidir ki;

tâbir yerinde ise

“lider odaklı” – “şansa kalmış kara düzen”den

sistemin kendi kendisini koruyabileceği

“kurumsal/sistemik” bir düzene

‘dikey geçiş’ yapabilmenin

sosyo-politik doğum sancılarını yaşamaktayız. 

Erdoğan gibi,

halkın desteğinin yarıdan fazlasını alabilmiş güçlü bir liderin

siyâsal ömrü doğal olarak tükendiği andan îtibâren

yeniden ‘koalisyonlar ülkesi olan Eski Türkiye’ye doğru

hızlı ve trajik bir düşüş yaşamak İSTEMİYORSAK;

bu târihî kavşakta

“Turbo Sistem’e Geçiş Kararlılığı”nı

göstermemiz gerekmektedir.

Yaklaşan güçlü fırtına öncesi

Türkiye’nin gayet stratejik

ve doğru bir adımla gardını alması,

‘Başkanlık Sistemi’ne geçerek

hız ve güvenlik düzeyini artırması;

şüphesiz en ‘mâkul’ ve ‘elzem’ olandır…

“Anadolu’nun Matrıx’ten Çıkışı” için dem bu demse;

‘Çıkışın Anahtarı’ da,

“Başkanlık Sistemi’nin Erdoğan eli ile açılması”dır.

Ezcümle;

“HATİME DEĞİL FÂTİHÂ!” 

kriptosunun açılımı budur..!

…

Ayten ÇALIŞ Twitter By @AytnCalis

29 Ocak 2016

 Kasım 2014’teki

Başkanlık Analizimiz…

http://www.haberajanda.com.tr/contents/files/dergiler/Kasim2014/files/mobile/index.html#34

TT Türkçe

TT Türkçe

Become a Columnist!

Share your voice on TT

  • Turkey
  • Arts & Culture
  • Business
  • Invest
  • Opinion
  • Sports
  • Thought & Litrature
  • Turkestan
  • World
Turkey Tribune

© 2026 Turkey Tribune. All rights reserved

Turkey Tribune - Turkey's International Voice

  • About Us
  • Privacy Policy
  • Contact Us
  • Advertise
  • Write For Us
  • Free Books

Follow Us

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
View All Result
  • Turkey
  • Arts & Culture
  • Business
  • Invest
  • Opinion
  • Sports
  • Thought & Litrature
  • Turkestan
  • World

© 2026 Turkey Tribune. All rights reserved

Your text