• Turki
  • Seni & Budaya
  • Bisnis
  • Menginvestasikan
  • Pendapat
  • Olahraga
  • Pemikiran & Sastra
  • Turkestan
  • Dunia
Kamis, Juni 4, 2026
  • Masuk
Tribun Turki
  • Turki
  • Dunia
  • Bisnis
  • Perjalanan
  • Pendapat
  • Turkestan
Tidak ada hasil
Lihat Semua Hasil
  • Turki
  • Dunia
  • Bisnis
  • Perjalanan
  • Pendapat
  • Turkestan
Tidak ada hasil
Lihat Semua Hasil
Tribun Turki
Tidak ada hasil
Lihat Semua Hasil

Kazana kazana kaybediyoruz…

TT Türkçe by TT Türkçe
Juni 4, 2023
in Türkçe
Waktu Membaca: 7 menit membaca
A A

Tapi, sepertinya, pegawai negeri itu sedang dalam masalah. Çanakkale, emeryalistlere dârü'l-İslâm'ın son kalesi Anadolu kıtası'nı emeryalistlere dar edeceğimizi gösterdiğimiz son büyük ölüm-kalım savaşıydı.

İslâm dünyası, Osmanlı'dan sonra paramparça edildi.

Ini adalah obat yang sangat berguna bagi dokter.

Tablonun görünen yüzü böyle.

Bir de tablonun goörünmeyen yüzü var: İşte orası karanlık biraz, hem de çok karanlık!

Yakın tarihini bilmeyen, yakın tarihine dünya kadar uzak olan tek toplum biziz o yüzden.

Yakın tarihini “yalanlar” üzerine kurgulayarak genç kuşaklarına dan kitlelere dayatan tek ülke biziz.

Yakın tarihin “karartılması” bir kaç işlemle gerçekleştirildi.

Öncelikle bu toplumun tarih bilinci linç edildi. Tapi toplumun tarihi Cumhuriyet'e hapsedildi, Cumhuriyet'in öncesi, hatta Cumhuriyet'i hazırlayan Tanzimat dan Meşrûtiyet süreçleri de -büyük ölçüde- hasıraltı edildi. Özellikle meşrûtiyetlerde ortaya konan entelektüel birikim inâr edildi; Jika Anda ingin minum bir, itu akan menjadi makanan yang enak, jika Anda ingin makan lebih banyak, Anda bisa melakukannya dengan baik.

“KÜLTÜREL İNKÂR” DAN KÜLTÜREL İNTİHARA…

Tapi toplum emeryalistlere fiilen teslim olmadı ama zihnen teslim oldu: Batılılar tarafından sömürgeleştirilemedi ama kendi kendini sömürgeleştirdi.

Buna, “kale içerden ele geçirildi” de diyebiliriz: Tapi toplumunun medeniyet birikimi, dinamikleri, ruhu dinamitlendi.

Ahmet Hamdi Tanpınar, tapi tentu saja, “kültürel inkâr” olarak tanımlar. Oleh karena itu, jika Anda ingin mengetahui lebih lanjut tentang hal ini, Anda mungkin ingin mengetahui kadar yang ada di dalam buku tersebut, karena Anda ingin mengetahui kadarnya, apakah itu udara, apakah itu roman, dan karena itu adalah hal yang buruk.

Cumhuriyet'le başlayan süreç, bizi medeniyet değiştirmeye zorladı: Bu toplumun medeniyet iddiası yok edildi. Ruhkökleri kurutuldu. Tapi topraklarda önce laik bir devlet icat edildi, İslâm butün kurumlardan arındırıldı; sonra da laik bir toplum icadı devreye girdirildi.

Bizimle birlikte dünya tarihinin yapılmasında belli roller oynayan ülkelerin hiç biri medeniyet iddialarını terketmediler oysa!

Almanlar, iki büyük dünya savaşı verdiler, yok olmanın eşiğine geldiler ama “emperyal” iddialarını aslâ terketmeyi düşünmediler.

Dalam hal ini, Anda harus memutar nomor tersebut.

Ruslar da, yine Rus Ortodoks ruhu üzerinden toparlanma savaşı veriyorlar ve Putin'le gelinen noktada çok büyük mesafe katettiler.

Tapi tentu saja ruhunu dan ruhköklerini inkâr ederek kultürel dinamiklerini dan medeniyet iddialarını dinamitle aymazlığına soyunan tek ülke biziz!

Kenapa ya?

Namun, ada banyak proyek yang perlu Anda lakukan, tetapi tetap saja, Jakoben yöntemlerle medeniyet değiştirme dayatması yapıldı.

Jangan lupa untuk melakukan perawatan medis yang lama. Tanpınar'ın “kültürel inkar”ı kültürel intihara dönüştü!

Jika Anda ingin melakukan hal yang sama, Anda harus “menyelesaikan masalah ini” dengan benar!

Yalnızca başaşağı yuvarlanır, çıkmaz sokaklara saplanır kalır!

Çünkü medeniyet değiştirme süreci, yüzyıllar süren zorlu bir süreçtir: Önce bir tanıma (“taklit” dan tenkit), sonra bir tanımlama (tahkik dan tarif), ardından bir özümleme (tefrik) dan yaratıcılık (teklif) süreçleri kaçın ilmazdir.

Anda tidak dapat melacaknya dengan “itu”.

Daha da vahimi, bir toplum, büyük tarihî krizler yaşayabilir ama bu tarihî krizleri, köklerini, medeniyet ruhunu, birikimini inkâr ederek aşamaz.

Bunun tek bir örneği bile yok insanlık tarihinde!

Belilah kriz yaşayan bir toplum, önce krizle yüzleşir, derinlemesine felsefî bir hesaplaşma süreci yaşar, köklerini taze bir ruhla keşfe çıkar, Babanzade Naim'in “keşf-i kadîm” olarak adlandırdığı dan üzerin de kafa yorduğu bu süreç, butün büyük ölçekli krizler yaşayan medeniyetlerin Anda perlu melakukan hal yang sama.

Batılılar, modernliği icat ederken iki bin yıl önceki köklerine gittiler; üstelik de bizim üzerimizden, İslâm medeniyetinin katkısıyla.

Ama biz, Batılıları bile köklerine döndürecek güce, çapa, derinliğe sahip medeniyet dinamiklerimizi diriltici bir ruhla, taptaze bir solukla keşfedeceğimize dinamitlemeyi tecih ettik!

İntihara sürüklendik.

Jangan lakukan itu!

Namun intinya, Cumhuriyet kadrolarının kurucusu Kadro hareketinin babası Şevket Süreyya Aydemir, İnkılap dan Kadro başlıklı son kitaplarından birinde sarsıcı bir dille şöyle özetler: Her şeyi yıktık ama yerine hiçbir şey baiklah.

Yakıcı gerçek bu.

Ama Türkiye'de sığ Kemalizm tavan yaptı.

Üstelik bir de buna muhafazakâr Kemalizm denen temelsiz, köksüz bir dalga, tuz-biber ekti!

KENDİMİZE ÇEKİ-DÜZEN VERMEK ZORUNDAYIZ!

Jika tidak, Anda harus menggunakan empedu yang sudah dicairkan.

Felâketle sonuçlanır bu tür köksüz, ruhsuz, sığ, hiç bir tartışmaya, konuşmaya, entelektüel açılıma izin vermeyen dayatmalar.

Tapi dayatmaların varacağı Anda, şiddetli savrulmalardır yalnızca. Savrulmalar dan ardından gelecek yapay olarak icat edilen ama gerçeğe dönüşmesi önlenemeyen, önlenemeyecek büyük kargaşalar.

Türkiye, köklü bir medeniyet buhranı yaşıyor iki asırdır.

Medeniyet krizi epistemolojik kırılma dan ontologik kopuştur. Jika tidak, maka akan ada kekosongan yang terjadi.

Meskipun demikian, tarifnya tidak terlalu tinggi, ruhla dan dinamikler doldurulamazsa, ayartıcı her tür eğilim tarafından kolaylıkla doldurulabilir bir süreliğine de olsa. Ama uzun vadede bu, but toplumun ölüm sürecine girmesi demektir. Yaratıcı'ya, insana, dünyaya ve hayata dâir hiç bir felsefî önermesi and derinliği olmayan bu tür sığ ve ayartıcı ideolojiler, tolumu çıkmaz sokaklara fırtlatmakla sonuçlanır.

Türkiye'deki İslâmî kesimlerin son on yıllardan bu yana İslâmî ilkeleri dan değerleri değersizleştirecek kadar sekülerleşmeleri, dünyevîleşmeleri, komformistleşmeleri, oportünistleşmeleri, sığ / volk Kemalizm patlamasına yol açtı.

Setelah kendimize çeki düzen vermek zorundayız. İslâmî ilkeleri gozümüz gibi korumak zorundayız. Unutmayalım: İslâm'ı kaybedersek, hem hiç bir şeyi kazanamayız hem de bu toprakları da, but topraklardaki varlığımızı da koruyamayız.

Namun, Anda perlu memahami dan memahami apa yang perlu Anda lakukan.

Kazana kazana kaybediyoruz…

Anda tidak akan bisa melakukannya lagi.

Benden hatırlatması…

Kapal.

YUSUF KAPLAN

Yeni Şafak

Tags: IslamperadabanjawawutosmanliTürkiye
Sebelumnya Pos

SAUDI “PERESTROIKA”. PUTIN HARUS BELAJAR MEMBUAT JUSTIFIKASI DARI PANGERAN SALMAN

Posting berikutnya

Kode Program Ekonomi Baru Turki

TT Türkçe

TT Türkçe

Posting berikutnya
Kode Program Ekonomi Baru Turki

Kode Program Ekonomi Baru Turki

Silahkan masuk untuk bergabung dengan diskusi

Jadilah Kolumnis!

Bagikan suara Anda di TT

  • Turki
  • Seni & Budaya
  • Bisnis
  • Menginvestasikan
  • Pendapat
  • Olahraga
  • Pemikiran & Sastra
  • Turkestan
  • Dunia
Tribun Turki

© 2026 Turkey Tribune. Semua hak dilindungi undang-undang.

Turkey Tribune - Suara Internasional Turki

  • Tentang Kami
  • Kebijakan Privasi
  • Hubungi Kami
  • Mengiklankan
  • Menulis Untuk Kami
  • Gratis Buku

Ikuti kami

Selamat datang kembali!

Masuk ke akun Anda di bawah ini

Password yang terlupakan?

Ambil kata sandi Anda

Bagaimana cara mengirim email ke email lewat email ke mẩt khẩu hanya di sini

Masuk
Tidak ada hasil
Lihat Semua Hasil
  • Turki
  • Seni & Budaya
  • Bisnis
  • Menginvestasikan
  • Pendapat
  • Olahraga
  • Pemikiran & Sastra
  • Turkestan
  • Dunia

© 2026 Turkey Tribune. Semua hak dilindungi undang-undang.

Teks Anda