President for religiøse anliggender Görmez sa: "Når vitenskapen om Hadith og Koranen studeres feil, er det som dukker opp ikke en lærd, men en lært uvitenhet. "Uregelmessig islamsk kunnskap læres uvitenhet," sa han.
President for religiøse anliggender prof. Dr. Mehmet Görmez, “Hadis ve Kuran ilmi usulsüz bir şekilde tahsil edildiği zaman ortaya bir alim değil, öğretilmiş bir cehalet çıkar. Usulsüz bir İslam ilmi, öğretilmiş cehalettir” dedi.
Görmez, İmam Hümeyni Eğitim Merkezi'nde, aralarında Türklerin de bulunduğu, yaklaşık yüz ülkeden yüksek öğrenim gören öğrenciyle bir araya geldi.
Günümüzde ekmeğe ve suya ihtiyaç olduğu kadar alime ihtiyaç duyulduğunu belirten Görmez, “Hennes kim ilim yoluna koyulursa Allah da onun cennete giden yolunu kolaylaştırır. Melekler ilim talebesine kanatlarını gererler. Gökteki kuşlar, denizdeki balıklar bile ilim talebesine dua edeler. Sizler de meleklerin kanatlarında olasınız. Çünkü ilim talep etmek için bir yola çıktınız. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki ekmeğe ve suya muhtaç olduğumuz kadar ulumu İslamiye’ye vakıf, usul ve metodoloji konusunda alimlere ihtiyacımız var. Bizi içimize girdiğimiz girdaptan kurtaracak yegane yol ilim yoludur” ifadesini kullandı.
Understreket at det har vært tre bruddpunkter i vitenskapens historie angående definisjonen av en lærd og vitenskap, fortsatte Görmez som følger:
«Birinci kırılma, ilmin hadis ilmi, tefsir ilmi, fıkıh ilmi gibi parçalara ayrılması. İslam bu bölünmeyi kabul etmez. Bugün İslam dünyasında da akademik dünyada da böyle bir bölünme ve parçalanma görüyoruz. Bu bölünme sorunludur. Alim olmak için bunların tamamına vakıf olmak gerekir. Tefsir ilmiyle hadis ilmini, fıkıh ilmiyle astronom, matematikk ilmini birbirinden ayıramazsınız. İkinci kırılma er ilmin, dini ve dini olmayan ilimler diye ayrılmasıdır. Bu da doğru değildir. Kitabın ayetleriyle kainatın ayetlerini ayıramazsınız. Tefsir ne kadar dini ise Matematik de o kadar dinidir. İlmi dini ve gayri dini diye ayırmak İslam medeniyetinde en büyük sorunlardan biri olmuştur. Üçüncü kırılma ise tekke-medrese ayrımından olmuştur. Bu ayrım da tasnif de doğru değildir. Bunlar birbirini tamamlayan şeylerdir. İlmi dini ve dünyevi ilimler diye ayırmak doğru değildir.»
Görmez, İslam ilminde en önemli hususun “usul meselesi” olduğuna değinerek, “Malumat, bilgi çoktur ancak bugün bilgiye sahip olmak yetmez. O bilginin usulüne sahip olmak gerekir. Bundan yıllar önce 'İslam dünyasında hadis eğitimi bir emniyet ve güvenlik konusudur' diye bir söz söylemiştim. Şimdi DAİŞ'in elinde Efendimizin sözlerinin bir silah gibi kullanıldığını görünce bu söz aklıma geliyor. İnsanların birbirlerini tekfir edip katletmeye başladığını görünce bu sözün ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Hadis ve Kuran ilmi usulsüz bir şekilde tahsil edildiği zaman ortaya bir alim değil öğretilmiş bir cehalet çıkar. Usulsüz bir İslam ilmi, öğretilmiş cehalettir” değerlendirmesinde bulundu.
Görmez, temaslarının ardından akşam saatlerinde Tahran'a döndü.


