Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Biz ne İslam dünyası ile bağlarımızdan dolayı Batı'ya sırtımızı döneriz, ne de Avrupa ile Amereka ile Asya ile ve Latin ile olan ilişkilerimizden dolayı Ortadoğu'ya ku Africa ya Ortadoğu'ya.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörizm sorunu karşısında sergilenen ikircikli tutum diğer konuların çözümü hususunda bize ümit vermiyor" dedi.
Müslüman ülkelerin kendi sorunlarını çözmek için herkesten daha fazla çalışmak zorunda olduğunu belirten ve mezhepçilik, ırkçılık ve terörizm tehlikelerine karşı dikkatli olunmaskin'iğerek neyinde yaşananlara yönelik, “Bizim Güneyimizde bir terör örgütünün yapılanmasına asla müsaade edemeyiz” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki iftarda Ankara Büyükelçileri ve DEİK bünyesindeki işadamları ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar sonrası yaptığı konuşmada, "Dün öncelüklik metro" re dikkat çekti, terörizm sorunu karşısında sergilenen ikircikli tutumun diğer konuların çözümü hususunda ümit vermediğini kaydetti. Erdoğan, uluslararası güvenlik sisteminin yeniden inşasına işaret etti. Artık dünyanın güç oyunlarına değil, insanlığın sorunlarına çözüm bulunmasına ihtiyacı olduğunu kaydeden Erdoğan, artık dünyanın 1. Dünya Savaşınını artışımaşını şartışını şartışının şartışını şartışının şartışını şartışını şartışınını zılım gerektiğini belirtti. Müslüman ülkelerin kendi sorunlarını çözmek için herkesten daha fazla çalışmak zorunda olduğunu belirten ve üç tehlikeye karşı dikkatli olunması gerektiğinin altınınını çizen çizen Erdoğan tehlikeye rizm olduğunu açıkladı.
"GELDİĞİMİZ NOKTA İTİBARİYLE ARTIK DÜNYANIN GÜÇ OYUNLARINA DEĞİL İNSANLIĞIN SORUNLARINA ÇÖZÜM BULUNMASINA İHTİYACI VARDIR"
Ramazan'ın Müslümanlar ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen ve Ramazan ayını bölgede ve dünyada her gün yeni açıların yaşandığı günlerde idrak edildikilağini Cuzarı "Hatılımın Älışım barış, huzur, paylaşma, dayanışma, yardımlaşma ayıdır. Peygamber efendimiz, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' buyuruyor. Halbuki, bugün insanlar bırakın aç yatmayı, ertesi güne sağ çıkıp çıkamayacaklarını bilememenin endişesi içinde yaşıyorlar. Suriye'de mwana 6 yılda hayatını kaybeden insanların sayısı yarım milyonu aştı. Evlerinden, yurtlarından ayrılanların sayısı 12 milyonu, başka ülkelere sığınmak zorunda kalanların sayısı da 3 milyonu Türkiye'de olmak üzere 5 milyonu geçti. Irakya Gerlilim VE Çatışmar sing, hibya sıkılı dömemul arzey Bütün Ortadoğu ndi Chisilamu chodziwikiratu mozama kwambiri. Türkiye'de, Fransa'da, Belçika'da, Pakistan'da, America'da yaşanan terör olayları yüzünden yüzlerce masum insan hayatını kaybetti. Dünyanın pek çok yerinde inançlarından, kültürlerinden, kökenlerinden dolayı insanlar sonu ölümle biten baskılara maruz kalıyorlar. Bizim burada siz değerli büyükelçilerimizle, işadamlarımızla bir araya gelmemiz, gündemimizde aslında bunlar olmamalıydı. Burada ülkemizi, bölgemizi ve tüm dünyayı daha huzurlu hale getirmenin yollarını konuşuyor olmalıydık. Maalesef karşımızdaki manzara bizi bu hususları öncelikli ifade etmeye mecbur bırakıyor. Açlıkta bitap bir şekilde önündeki defter yaprağına bir an önce ölmeyi ve cennete gidip yemek yemeyi dileyen yazılar yazıp, tabut resmi yapan Suriyeli kız çocuğunun acısınız zozısılımı yrımı yılımı. Cansız bedeni sahillerimize vuran Aylan bebeğin görüntüsünü insanlık çok çabuk unuttu. Enkaz altında çıkan çocuk cesetleri artık haber bile olmuyor. Mardin'de teröristlerin daha doğmadan annesinin karnında katlettiği bebek maalesef dünyanın gündemine giremiyor. İnsanı insan yapan değerleri, yani vicdanı, ahlakı, sevgiyi bir kenara bıraktığımızda dünyada sadece geriye taş ve demir yığınlarından ibaret yapılar, araçlar kalıyor. Buradan siz büyükelçilerin huzurunda tüm dünyaya seslenerek diyorum ki, gelin insanlığımıza hep birlikte sahip çıkalım. Chomeracho chimakhala ndi gel osakaniza, chomwe chimakhala chokoma kwambiri. Teröriste kimliğine, söylemine, kökenine, inancına bakmaksızın tavır koyalım. Magulu, mazlumlara, galiplere kol kanat gerelim. İşte o zaman dünyanın hepimiz için çok daha güzel ve yaşanabilir bir yer haline geldiğini göreceğimizden şüphe duymuyorum. Geldiğimiz nokta itibariyle artık dünyanın güç oyunlarına değil insanlığın sorunlarına çözüm bulunmasına ihtiyacı vardır” dedi.
"TÜRKİYE BÖYLE BİR SIÇRAMANIN İÇİNDE"
Türkiye'nin insani yardımlar konusuna büyük bir önem verdiğini belirten ve Türkiye'nin sadece yakın çevresine değil, dünyanın her kıtasına yardım faaliyetlerini sürdürdüğününügürürürünürünürünürünü " lkınma yardımları ve insani yardımlarla dünyanın önde gelen donör ülkelerinden birisi oldu. Geçtiğimiz ay ilk defa düzenlenen Dünya İnsani Zirvesine ev sahipliği yaparak bu konudaki öncülüğümüzü tescil ettik. Zirvenin dünyada yaşanan eşitsizliklere yaklaşım bakımından bir zihniyet değişiminin miladı olmasını temenni ediyorum. Normalde dünyada donör ülkeler arasında America birinci sırada, Türkiye ikinci sırada, üçüncü İngiltere. Fakat milli gelire oranla baktığımızda Türkiye birinci sırada, ikinci sırada America, böyle bir konumdayız. Izi ndizovuta, zomveka bwino. Verdikçe biz kaybetmedik, daha fazla kazandık. Şuanda 2016 ilk çeyrek büyüme oranı Türkiye'nin 4,8. Avrupa'da şuanda bir numarayız. Daha iyi olacağız. Bütün zorluklara rağmen daha iyi olacağız. Türkiye bir sıçrama içinde Ayın 30'unda Osman Gazi Köprüsünün açılışını yapıyoruz. Asya'yı Avrupa'ya bir başka yerden yine bağlıyoruz. 26 Sultan Selim Sultani Yavuzi anagwira ntchito yake. Khalani ndi chidwi chofuna kudziwa zambiri. Bu yılsonu itibariyle boğazın altından Avrasya Tünelinin açılışını yapacağız. Marmaray çalışıyor, kapena şimdi de otomobiller boğazın altından geçecek. Türkiye adakhalanso ndi vuto lalikulu. Bunu azimle, kararlılıkla çok daha ilerilere taşıyacağız. Bütün bu konularda öncü bir ülke olarak zirvede ortaya konan iradenin fiiliyata geçirilmesinin takipçisi olacağız” diye konuştu.
"TERÖRİZM SORUNU KARŞISINDA SERGİLENEN İKİRCİKLİ TUTUM DİĞER KONULARIN ÇÖZÜMÜ HUSUSUNDA BİZE ÜMİT VERMİYOR"
Ulullararası Toplimadan Sitani Açntlean Beklenachin Vezla Tekin bugün terörizmir. Njirayi idzakhala yothandiza kwambiri. Az önce Sayın Obama ilele Orlando'daki olay sebebiyle bir telefon görüşmesi yaptık. Kukhala ndi moyo wathanzi, kumangokhalira kulira. Aslolan 50'yi aşkın insanın orada öldürülmüş olmasıdır. Bütün bu olaylara karşı ortak bir tavır içinde olmamız aslolandır. Werengani nkhaniyi mosamala. Bunu bir uluslararası mutabakat içinde başarmaya mecburuz. Başaramadığımız taktirde terör gün birimizin kapısını çalacaktır. Terörizm sorunu karşısında sergilenen ikircikli tutum diğer konuların çözümü hususunda bize ümit vermiyor. Bunun şuanda en ağır bedelini ödeyen ülke biziz. Biz her zaman teröre karşı işbirliğine hazır olduk. Tüm terör örgütlerine karşı aynı şekilde muamele edilmedikçe bu belaya karşı muvaffak olmamız mümkün olmayacaktır. Uluslararası güvenlik sisteminin de yeniden inşası şarttır” şeklinde konuştu.
"ARTIK DÜNYA 1. DÜNYA SAVAŞININ ŞARTLARI ALTINDA YAŞAMIYOR"
Genel olarak BM'nin özellikle de Güvenlik Konseyinin sağlıklı çalışmadığının altını çizen Erdoğan, “İnsanların, toplumların sorunlarına çözüm üretemeyen bir yir kurusluşın r. Burada bir sorun var. Ndikofunikira kuti muchepetse kunenepa. Aksi taktirde herkes kendi başının çaresine bakmaya mecbur kalacaktır. Dünya için asıl büyük kriz de işte o zaman başlayacaktır. Bundan dolayı dünya 5'ten büyüktür diyorum. Zira dünyayı, 196 ülkeyi biz 5 ülkenin dudakları arasına mahkum edemeyiz. Hatta bir ülkenin dudakları arasına mahkum edemeyiz. Olması gereken, şuanda Asya, Avrupa kıtalarının temsilcilerin ve birde American'nın temsilcilerinin olduğu bir Güvenlik Konseyi var, peki diğer kıtalar, diğer inanç gruplarıl niye buradiltemyo? 1 milyar 700 milyon Müslüman'ın olduğu dünyada halkı Müslüman olan bir ülke Güvenlik Konseyinde yok. Böyle adalet olur mu? Böyle bir güvenlik konseyinden adalet çıkar mı? Tüm inanç gruplarının tempsil edildiği bir Güvenlik Konseyi, tüm kıtaların, tüm dünyanın tempsil edildiği bir Güvenlik Konseyinin olması lazım. Burada geçici üyeler olmamalı, üyelerin hepsi daimi olmalı. 20 tane daimi üye, dönerli olarak bunlar değişmeli in her biri değiştikçe dünyada tempsil yetkisi gelecektir. Bu temsil yetkisi geldikçe 'beni de adam yerine koydular, bende burada varım, bir temsil yetkim var' diyecektir. Artık dünya 1. Dünya savaşının şartları altında yaşamıyor. Şartların güncellenmesi lazım. Bu güncellenmeyi yapmadığımız taktirde dünya şuanda yaşadığı zulme aynen mahkum olmaya devam edecektir. Çok açık söylüyorum, güçlü olanın değil haklı olanın, zalimin değil mazlumun hukukunu koruyacak bir uluslararası güvenlik sistemini işler hale getirmeliyiz. Benzer ndi ekonomiden sağlığa, eğitimden çalışma hayatına kadar hemen tüm uluslararası kuruluşların işleyişlerinde mevcuttur. Dünyadaki uluslararası kuruluşların top yekün bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bugün yaşadığımız sorunların bu kaçınılmaz sürecin başlangıcı, hızlandırıcısı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
“PADZIKO LACHUMA LOTI SANGAKHALE”
Ekonomik dengesizliğin, doğu ile batı, kuzey ile güney arasındaki ilişkilerin temel fay hatlarını oluşturmayı sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan, “Şu gerçeği güney arasındaki ilişkilerin temel fay hatlarını oluşturmayı sürdürdüğünü kaydeden Erdoğan, "Şu gerçeği görmemiz gerekiçularülü şışırı şi şi ekonomikımı cemeyiz. İnsani yardımlar sadece faciaları, felaketleri önlemeye yeter, o da bir süre. Asıl olan üretimi ve ticareti daha dengeli hale getirmektir. Faizin zulmü altında inim inleyen ülkeler biliyorum, başta kendi ülkem olmak üzere. Bundan kurtulmamız lazım. Faiz yatırımcılar için bir teşvik aracı olacaksa anlamlıdır. Faiz yatırımcı için teşvik aracı olamayacaksa bir zulüm aracı olmaya döner. Gelişmiş ülkelere bakıyoruz, America'da faiz oranı 0.50, Japonya eksi, Avrupa ülkeleri sıfır civarı. Bizde komisyonu ile baktığınız zaman 15-16-17. Kodi mungatani kuti mukhale osangalala? Yatırım olsa dahi burada sıkıntı var. Ayakları üzerinde duramayan yatırımcı var. Zitsanzo zoterezi ndizosavuta. Bunu getirip de yatırımcının önüne koyduğunuz zaman yatırımcı bu metni okumuyor, hemen imzayı atıyor. Böyle bir ekonomi dünyası olamaz. Bunun süratle çözüme kavuşturulması lazım. Hükümetimizle bu konuda mutabakatımız var kısa zamanda bu işi başaracağız. Burada işadamlarımızın yanında büyükelçiler var, onlara da sesleniyorum; Türkiye ileke ilişkilerde sizleri önemli bir köprü olarak görüyorum. Türkiye ile ilişkilerde, Türkiye temsil ettiğiniz ülkenin kaçıncı müşterisi? Biz size neler verebiliriz, sizlerden neler alabiliriz? DEİK yetkililerine büyükelçilerle sıkı görüşme içinde olmalarını söyledim. Burada önemli bir köprüyü oluşturmak lazım. Bence DEİK yetkililerinin sorumluluğu kadar büyükelçilerin de sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Buradaki sürenizi Türkiye'nin güzelliklerini görmekle geçirmeyin, biraz buradaki firmalarla ilişkileri de artırın. Kupititsa patsogolo kwa diyorum ki, büyükelçiliklerin kapılarını çalın, ilişkileri geliştirin. Bütün yapılacak yeni düzenlemelerin mevcut çarpıklıkları artırmaya değil, üretimi ve ticarete yaygınlaştırmaya yönelik olması gerekecektir. Türkiye bu konuda da köprü ülke durumundadır. Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'nun yani dünya nüfusunun ticaretinin ve üretiminin ana omurgasını oluşturan bölgelerin merkezinde yer alan bir ülkeyiz. Bu bakımdan dünya ekonomisi ile ilgili her düzenleme bizi de etkiliyor. Sahip olduğu konum ve potansiyel Türkiye işbirliği yapıldığında kazanılacak, uzaklaşıldığında kaybedilecek bir ülke haline getiriliyor” dedi.
“NDINATI ZIKHALA ZABWINO, NDIPO ZIMENE ZINACHITIKA”
"Dünyadaki pek çok ülke için altından kalkılması güç hadiseler bizim için control altında tutulabilir sorunlardır" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“İşte 2008 türesel finans krizinden bu yana yaşananları görüyorsunuz, gelişmiş ülkeleri dahi ciddi şekilde etkileyen bu kriz Türkiye'den benim deyimimle teğet geçti. Teğet geçer demiştim, böyle de oldu. 26 çeyrektir kesintisiz bir şekilde ekonomimiz büyümesini sürdürüyor. Suriye ve Irak'tan ülkemize gelen 3 milyonu aşkın sığınmacıyı 6 yıldır sorunsuz bir şekilde misafir ediyoruz. Terör örgütlerinin kendilerince çok büyük sonuçlar elde etmek gayesiyle başlattığı olaylar, yaşadığımız kimi acı hadiselere rağmen önemli ölçüde kontrol altına alınmış bulunuyor. Koma dziwani kuti pali vuto linalake. Mwana 1 yılda yaşanan hadiselerin ihracatımız ve turizmimiz üzerindeki olumsuz etkilerinin kısa sürede telafi edileceğine inanıyorum. Bu konuda hükümetimizin ciddi çalışmaları olduğunu biliyorum.
İşadamlarımız artık tüm dünyayı kucaklayan bir anlayışla herhangi bir yerde ortaya çıkan sorunu süratle diğer taraflardan telafi edecek tecrübe ve esnekliğe ulaşmışlardımışlardılar, işlardışlardılar, işadamlarımız. Talowa mu nthawi yomwe tafulumizitsanso ntchito zathu zazikulu. Gündemimizde ülkemizin tamında ve yurtdışında çok önemli altyapı-üstyapı yatırımları bulunuyor. Sitibwerera chimanjamanja kulikonse kumene tikupita, osati kuti tipambane tokha, koma kuti tipambane pamodzi, mogwirizana ndi mfundo yoti tipambane. Sitingathe kuona ubwino ndi kuchuluka kwa ntchito iliyonse imene sitingapindule nayo ndi ndalama. Bugün aynı sofra etrafında buluştuğumuz sayın büyükelçilerimizin de desteği ile işadamlarımızın dünyada ayak basmadık yer, sıkmadık el, konuşmadık iş bırumılarımızın inakınık. Bugün Irak ndi Estonya Büyükelçilerinin mektupların aldım. Palibe kalata imodzi yokha yotsimikizira pa desiki yanga pakali pano. Palibe amene akuyembekezera. Panopa, akazembe athu onse m’holoyi ndi akazembe amene apereka makalata awo osonyeza kuti amavomereza. Ndibwino kuti mukuwerenga 3-4-5-6 ndi büyükelçiler bekletilir. Izi sizingachitike ndi ife. Buradan sizler vasıtasıyla tüm ülkelere ve toplumlara ndi mesajı vermek istiyorum; gelin temelinde insanlığın, ahlakın, adaletin, iyiliğin olduğu yeni bir dünya kurmak için hep birlikte mücadele edelim. Tiyeni tipange dziko lapansi kukhala malo okhalamo, amtendere kwa aliyense. Monga dziko la Turkey, tikugwira ntchito yomanga dziko lokongola kwambiri ndi anansi athu onse, pafupi ndi kutali, kuchokera kummawa mpaka kumadzulo, kuchokera kumpoto mpaka kummwera, ndi onse ogwirizana nawo. Nthawi zonse takhala omasuka ndi okonzeka kugwirizana pa nkhaniyi. Tipitilizabe kukhala otsegula kuyambira pano. Türkiye Balkanlar'dan Kafkaslara, Ortadoğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş ve stratejik öneme haiz bir coğrafyanın ortasında bulunuyor. Ndikuwona uwu ngati mwayi wabwino kwa ife eni, dera lathu komanso dziko lapansi. Biz ne İslam dünyası ile bağlarımızdan dolayı Batı'ya sırtımızı döneriz,ne de Avrupa ile America ile Asya ile ve Latin America ile olan ilişkilerimizden dolayı Ortadoğu'ya ya da Africa'ya sırtımıdımıdımızılımızılı mısımı wa Africa'ya sırtımıdımıdılızılımızılımızılısımızılımızılı. khalani oleza mtima. M'malo mwake, timakhulupirira kuti kupambana-kupambana kungakhazikitsidwe mu mfundo zakunja panjira yolemekezana, zikhulupiriro wamba ndi zokonda zomwe zimafanana. Bu çerçevede Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Ndizowona kuti ndale za ku Ulaya zakhala zikukumana ndi mavuto ndipo sizingathe kutulutsa mayankho, ndipo zimakhala zotsutsana ndi Turkey, makamaka pazochitika zoterezi. Khalani ndi chidwi. Poyang'ana maubwenzi athu kuchokera ku nthawi yayitali komanso yotakata, tifunika kuika pambali zovuta za nthawi ndi nthawi ndikuyang'ana zolinga zathu. Bugün Avrupa'da 6 milyonu aşkın Türk var. Bir tarafta AB ile tam tam üyelik müzakerelerini yürütürken, diğer tarafta mülteci sorununa çözüm bulmak için gayret sarf ediyoruz. Türkiye'nin terörle mücadele kapasitesini zaafa uğratacak hiç bir adımı atmamız mümkün değildir. M'malo mwake, tapitilizabe kukonzekera koyenera kwa visa yaulere, koma ili pafupi kutha. Bu konuda Türkiye'nin terörle mücadeledeki hassasiyetlerini de gözeten olumlu bir netice alacağımıza ben inanıyorum. Chaka chino, ife, monga Türkiye, tinatenga Utsogoleri Wanthawi ya OIC. M'zaka ziwiri zikubwerazi, tidzagwira ntchito mwakhama kuti tilimbikitse mgwirizano pakati pa mayiko achisilamu ndikupeza njira zothetsera mavuto mwamsanga. Dziko lachisilamu lili ndi mwayi waukulu komanso kuthekera m'gawo lililonse. Tifunika kuchita izi kuti tipindule anthu onse, kuti tisiye tsogolo labwino kwambiri kwa mibadwo yamtsogolo.
"MEZHEPÇİLİĞİ BİR KENARA KOYACAĞIZ, HEPSİNİN ÜZERİNDE İSLAM VAR"
Müslüman ülkelerin kendi sorunlarını çözmek için herkesten daha fazla çalışmak zorunda olduğunu belirten ve üç tehlikeye karşı dikkatli olunması gerektiğinin altınını çizen çizen Erdoğan tehlikeye:
“Bwana; mezhepçilik. Bizler mezhepçiliği kabul etmiyoruz. Türkiye ağırlıklı olarak Sünni'dir. Sünnilik bir mezhep olarak sadece bir yoldur, asla bir din değildir. Biz Sünniliği asla tabulaştırmayız. Şia, oda bir mezheptir. Amakhala ndi vuto. Ne Şia'nın Sünni'ye, Ne Sünni'nin Şia'ya üstünlüğünü tartışamayız. Eğer böyle bir tartışma içine girersek o zaman mezhepçilik bizi teröre götürür. Şuanda bölgede bunu yaşıyoruz. Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de yaşanan bu. Mezhepçiliği bir kenara koyacağız, hepsinin üzerinde İslam var. Biz Müslüman olarak birbirimizi seveceğiz. Ikinsisi; ırkçılık. Bizim dimizde ırkçılık yok. Türkiye'de Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Boşnak, Roman, Arnavut 79 milyon biz tek milletiz. 'Yaradılanı Yaradan'dan ötürü severiz' anlayışla birbirimizi sevmek zorundayız. Koma bu. Rabbimiz 'ne Arap'ın Arap olmayana, ndi Arap olmayanın Arap'a üstünlüğü yoktur. Khalani oleza mtima.
Kim Allah daha yakınsa en üstün olan odur. Üç; terörizm. Kukonzekera kotereku kumakhala kosangalatsa kwambiri. Bizim Güneydoğu'daki, ülkemizin İstanbul, Ankara gibi vilayetlerinde yaşadığımız olaylar terörün örnekleri. 600'e yakın vatandaşımızı kaybettik. Bu operasyonlar esnasında içeride ve dışarıda yaklaşık 7 bini aşkın teröristi etkisiz hale getirdik. Kodi mumatani? Hayır durmayacağız, ndi bitecek. Ya olacak, ndi olacak. Khalani omasuka kwambiri. Bu milletin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yoktur. Devletin görevi akhoza kuchita bwino. Öyleyse devlette bugörevini yapmaktadır. Zikhoza kumveka, mal güvenliğini de sağlayacağız. Bu teröristler ya silahlarını gömecekler, betonu dökecekler, ondan sonra da koordinatlarını verecekler. Bunları yapmıyorlarsa bu ülkeyi terk edip gidecekler, bu işin başka çıkışı yoktur. Bununla ilgili mücadeleyi ülkemizde verdiğimiz gibi bir geçeği de söylemek zorundayım, Suriye'deki terör örgütü PYD… Bunlarda ülkemiz için bir tehdit oluşturuyor. Onlara karşı koalisyon güçleri ile sürdürdüğümüz bir mücadele var. Bu mücadeleyi de kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizim Güneyimizde bir terör örgütünün yapılanmasına asla müsaade edemeyiz. Zolemba za dostlarımızdan bekliyoruz, zaklaşımlarını gözden geçirmelerini bekliyoruz. Biz bütün bu sorunları aşacak güce ve iradeye sahip olduğumuza inanıyorum. Dün akşam iftarımızı Genelkurmay Başkanım ve kuvvet komutanlarımla birlikte Mardin'de kışlada askerlerimizle birlikte açtık. Onlar için de sürpriz oldu. Onların gözlerindeki pırıltıyı gördüm, onlardaki imanı, inancı, kararlılığı, şehadete olan yaklaşımlarını gördüm. Allah onları doğuran anne-babalardan razı olsun. Kufunsa kwa Rabbim kunali koyenera. Zimenezi zingakuthandizeni kuti muzisangalala kwambiri.” ndiye konuştu.



