24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı e Milletvekili Genel Seçimlerinin neticesi ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun. Çok ilginç, dar takvimli, daha az heyecanlı ama bol içerikli bir seçimdi 24 Haziran Seçimleri…
Aqui você seleciona o nome do kalanları, o açıklamaları unutulmayan, o lema do kalan e noktalarını kaleme almak istedim.
Selecione a opção neticesine e değerlendirmesini yapalım.
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde:
Recep Tayyip Erdoğan; yüzde 52.59 ou 26 milhões 324 bin 482 oy,
Muharrem Ince; yüzde 30.64 ou 15 milhões 336 bin 594 oy,
Selahattin Demirtas; yüzde 8.40 ou 4 milhões 205 bin 219 oy,
Meral Akşener; yüzde 7.29 ou 3 milhões 649 bin 233 oy,
Temel Karamollaoglu; yüzde 0.89 ou 443 bin 766 oy
Doğu Perinçek; 0.20 ou 98 bin 926 é o mesmo.
Hâşiye: Doğu Perinçek, aldığı 98 bin 926 oy ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı için topladığı 117.007 imzanın gerisinde kaldı.
***
Hâşiye: 2014'teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy oranları şöyle gerçekleşmişti:
Recep Tayyip Erdoğan:% 51.79
Ekmeleddin İhsanoğlu:% 38.44
Selahattin Demirtaş:% 9.76
***
24 Haziran Milletvekili seçiminde, TBMM'de koltuk dağılımı şu şekilde oluştu:
Número cumhur: 344 Milletvekili – AK PARTİ: 295 / MHP: 49
Millet Número: 189 Milletvekili – CHP: 146 / İYİ: 43 / SP: 0
HDP: 67
Ayrıca TBMM’de kadın vekil sayısı de 24 Haziran sonrası 104 oldu…
24 de setembro de 2018; toplam seçmen sayısı 59 milhões 354 bin 840 kişi idi. Bunlardan 51 milhões 187 bin 468’i oy kullanıldı. Geçerli oy sayısı 50 milhões 58 bin 220 anos. Katılım oranı ise yüzde 86.24 ile tam bir demokrasi havasında gerçekleşti.
***
Seçmen, partilheres hangi mesajı verdi?
AK Parti seçmeni “Reis”e güçlü bir şekilde destek verirken, aynı ilgiyi partisine göstermedi. AK Parti; 1 Kasım seçimlerinin altında, 7 Haziran seçimlerinin üstünde bir oy aldı… MHP bir kez daha ters köşeye yatırdı. “MHP bitti, tükendi” diyenler bir kez daha yanıldı. Devlet Bahçeli, seçimlerden sonra merakla beklenen konuşmasında, “Milletimiz hem kilit part, hem denge-denetleme görevi vermiştir” dedi. Bahçeli’nin “2-D” formülünü, yani “Denge-Denetleme” sözünü bir kenara not edelim… Dolayısıyla MHP, Türkiye genelinde tahminlerin de üzerinde oy olarak yerini sağlamlaştırdı. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, partisi CHP’nin oyundan 8.1 puan daha fazla e alarak partiine en net mesajı seçmeni vasıtasıyla yolladı.
Başkan Erdoğan: “Mesaj alındı…”
Sémen; Recep Tayyip Erdoğan'a “Başkanlık Sistemi'ne onay veriyoruz. Seninleyiz. Ülkeyi compra. A economia econômica é um problema antigo.
AK Parti’ye de “hata yapmayın, affetmeyiz” göndermesi yaptı. Başkan Erdoğan da, clássico balkon konuşmasında; “Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık. Önümüzdeki dönem, milletimizin karşısına tüm bu eksikliklerimizi tamamlayarak çıkacağımızdan emin olunuz” dedi.
CHP'ye; “Kemal Kılıçdaroğlu artık bıraksın, Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce veya başka bir isim dümene geçsin” iletisi gönderdi. (CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Haziran saat 14:00’de kameraların karşısına geçti ve “bu seçimin tek kaybedeni AK Parti’dir. 7 puan kaybetmiştir. Kazanan da demokrasidir” açıklamasında bulundu…
MHP'ye; “Devletin e Milletin já estão lá. Denge ve denetleme görevini surdür. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü ve işgalinde dik durdun. Ödülünü bu seçimlerde aldın” mesajı verdi.
HDP'ye; “Artık terör devri kapandı. Kendine çeki duzen ver. Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı olmaktan çık. Os ideólogos marquistas e leninistas criaram o primeiro lugar. Demokratik bir katılım ile ülkenin geleceği için çalış, siyaset yap” dedi.
Meral Akşener'e; “Bir şans daha…”
Temel Karamollaoğlu e Saadet Partisi'ne de; “Neden?..” mesajı gönderdi.
***
Türkiye kutuplaşıyor mu?
AK Parti iktidarı ve hükümetleri süresince bu soru cümlesi hep kullanışlı oldu. “Türkiye kutuplaşıyor mu?”
Hayır, kutuplaşmıyor. Kutuplaşmadı da. Demokrasi her daim TBMM'de yerini buldu. Siyaset, çeşitli kutupların bir arada olduğu bir yapıdır. Onun için artı (+) ve exi (-) kutupları tamamlanmadan, devre tamamlanmaz ve sistem çalışmaz…
Gelin, veriler ışığında bir kutuplaşma var mı yok mu hep birlikte bakalım:
2002'den bu yana parlamentoya milletvekili gönderen siyasi partilerin sayısı her seçimde artış gösterdi.
2002: AK Parti-CHP
2007: AK Parti – CHP – MHP
2011: AK Parti – CHP – MHP – BĞSZ (BDP)
2015: AK Parti – CHP – MHP – HDP
2018: AK Parti – CHP – MHP – HDP – İYİP (conteúdo de compra BBP-SP)
Na temporada de 2018, o conteúdo do conteúdo foi adicionado a cada dia após a seleção ser lançada em 6-7 dias atrás, TBMM'de yer bulduğunu göreceğiz.
***
“Adam Kazandı…”
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, seçim gecesi ortalıkta yoktu. Herkes onu merak ediyordu. Um tweet foi lançado em 25 de outubro de 12, às 00h, quando uma imagem foi aberta. Ancak Fox Tv'deki seçim programında, İsmail Küçükkaya, saat 12:00’yi beklemeden İnce’ye mesaj attı. Küçükkaya, canlı yayında Muharrem İnce’den gelen mesajı okudu. (Gazeteciliktir, değildir. Etiktir ya da değildir. Mahrem bilgidir veya haberdir… Bu tartışmaya girmiyorum) Küçükkaya, “Adam Kazandı… dedi. Dolayısıyla kazandı. Yani, Erdoğan’ın kazandığını söylüyor” diyerek, İnce’nin ilk açıklamasını da kamuoyuyla paylaştı. “Adam kazandı” é o nome de 24 Haziran selecionando um lema único olarak tarihte e arşivlerde yerini aldı.
Muharrem İnce, 25 Haziran saat 12:00'deki basın toplantısında, bu vakaya dair şunları ifade etti: “Orada bir hatam oldu, onu kabul edeyim. Ben İsmail Küçükkaya'ya arkadaşça mesaj attım. Onun haber yapacağını tahmin etmedim. Benim gibi deneyimli siyasetçinin bunu yapmaması gerekirdi. Vatandaşlarımızın bunu bir tweetle öğrenmemesi gerekirdi. Onu haber yapacağını düşünmediğim için, demek ki gazetecilerle dost olurken daha dikkatli olmak gerekiyormuş…”
Küçükkaya da, “ben Muharrem İnce ile rakı balık masasında değildim, gazeteci olarak soru sordum” diyerek kendini savundu.
SOSYAL MEDYA ALINTILARI…
“Her fırsatta “basın özgürlüğü” deyip, ilk fırsatta gazeteci linç etmek çelişkidir…”
– “Benim oy verdiğim Muharrem İnce, çıkıp dimdik ayakta durup, kaybettik ama mücadele bundan sonra başlıyor demeliydi. Kaybetsek bile umudumuzu yitirmezdik. Bence boyle olmamalıydı…”
CHP milletvekili Mahmut Tanal: “Bugün fındık fiyatlarına ağlayan Giresun, Ordu'nun %65 oy veriyorsa, turizmin bitmesinden yakınan Antalya %43 oy veriyorsa, Suriyelilerden illallah eden Urfa, Antep, Kilis %51 oy veriyorsa, burada bir sorun var.
Turizmin bitmesinden yakınan Antalya %43 oy veriyorsa, Suriyelilerden illallah eden Şanlıurfa,G.Antep ve Kilis %51 oy veriyorsa, şeker fabrikaları satıldığı için sitem eden Çorum, Yozgat ve Kırşehir açık ara birinci çıkartıyorsa millete deve ser usado.
Lakin bu saydıklarım bizden çok onları etkiliyor, asıl kaybeden onlar. Bırakın sevinsinler. Yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler. Asıl sürünenler halinden memnun. Onlar haklı, bizler haksızız.
Tezek yakan %18 vergi ödüyor. Akp oy veriyor. Yatına akaryakıt alan kişi akaryakıt vergisi vermiyor. Tezek yakmaya devam. Istambul 3 köprünün garantili geçiş ücreti Şanlıurfalılarda ödüyor. Çoğu İstanbul'a hiç gelmemiş, Köprüyü kullanmıyor. Ancak köprü nedeniyle Akp en fazla oy veren il oluyor…”
Sosyal medya müptezelliğinde geldiğimiz son nokta…
Muharrem İnce, basın toplantısında, herkese ders niteliğinde sözler de sarf etti. Em 24 de dezembro, Haziran akşamı ortalarda gözükmemesi de; akla sırra ermeyecek şekilde, şizofrenik ve hasta ruhlu sosyal mediaya müptezelliğinin geldiği son noktayı göstermesi açısından da önemliydi. Güya, İnce; kaçırılmış, hapis tutuluyor, askerlerin elinde, suikasta uğramış, tehdit edilmişti!..
Muharrem İnce, buna da cevap verdi: “Yok eşimi kaçırmışlar, beni tehdit etmişler… Bunlar birkaç şizofrenin, hasta insanların (…) Bunları ciddiye alıp yaymak da bir problem ama (…) Neyse…”
“Erdoğan çok güzel bir şey söyledi…”
Muharrem İnce, um gazetecinin provocativo sorusunu da gelişine kendisine yolladı e: “Dün Erdoğan çok güzel bir şey söyledi. Bizde katılım yüzde 80’lerin üzerinde… Yüzde 30’larda katılım olan ülkeler bize demokrasi dersi vermesin. Kendi göbeğimizi yine biz kendimiz keseceğiz! Hiç merak etmeyin, Türkiye bölünmez!..”
Basın açıklamasının tamamını göz önüne aldığımızda, siyasi olgunluğun üzerine bir çizgi sergileyen Muharrem İnce’nin em önemli mesajı da buydu; “Türkiye’yi kimse bölemez!..” Bu mesaj çok önemliydi. Teşekkürler Sayın İnce…
Çelişki…
Ancak… İnce’nin bir çelişkisi vardı. 16 de nisã de 2017 Anayasa Referandumunda, bu halk yeni sistema için yüzde 50’nin üzerinde bir onay verdi. Sayın İnce de bu sistema için Başkanlık yarışına dâhil oldu. Yeni Sistem (Başkanlık Sistemi) için yarışa girip, başkanlık seçimini kaybedince, “Tamamıyla bir tek adam rejimine geçilmiştir” demek; etiqueta siyasi, seleção democrática, kavramıyla democrática, vicdan, insaf e siyasi manevrayla bağdaşır mı? Seçimi, Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanmasının ardından; “tam anlamıyla bir tek adam rejimine geçilmiştir” é uma pessoa que foi criada por você.
CHP’de asıl dip dalgası geralmente başkanlık için şimdi başlıyor…
Muharrem İnce, “41 anos são 30 anos de idade. Bana derlerse yürü, ben yürümeye hazırım” dedi. Mas isso foi dito: “Asıl dip dalgası şimdi geliyor. Kurultay yapılır, partililerimiz e yoldaşlarımız kararını verir. CHP'de bir dip dalgasının esintisi başlıyor…”
Ve aklıma ilk gelen söz: “Sen yürüyeceksin ki painço yürüyecek arkandan…” (!)
Bilinçaltı-Seçim-Fenerbahçe-Ali Koç…
24 Haziran'ın ilginç, subliminar, farklı bakış açılı e birazcık da komik göndergelerinden biri de Fenerbahçe forması giyip Aziz Yıldırım'a “artık yeter” demeye giden Ali Koç'larının olmasıydı. Çoğu kişi fark etmedi veya görmezden geldi. Futbolu siyasete alet etmemek gerekirdi diye düşünüyorum. Ama 24 Haziran seçimleri bizlere bunu da gösterdi.
***
Partiler ve Başkan adayları arasındaki oy geçişleri…
Seçim sonuçlarında oylar arasındaki oranlara baktığımızda; Başkanlıkta Muharrem İnce'ye veren CHP seçmeni, milletvekilliğinde HDP'ye vermiş ama Selahattin Demirtaş'a vermemiş. Doğu'da HDP'nin oyları düşüş gösterirken, Batı'da artış olmuş.
Selahattin Demirtaş'a verilen oy ile HDP'nin oyu arasındaki fark anormal.
Muharrem İnce ile CHP'nin oyu arasındaki fark da anormal.
Öte yandan, Milletvekili seçiminde, AK Parti'den MHP'ye oyların kaydığını da gözden kaçırmamak gerekiyor.
***
“Kültürel İktidar” não?
Youtuber Danla Bilic’in CHP e Muharrem İnce’ye desteğini göstermesinden yola çıkarak çok basit bir tanım yapalım… YouTuber’ların tarafsız olmak gibi bir zorunluluğu yok. Herkesin é um dos mais importantes. Danla Biliç de siyasi tercihini açıklayabilir. Linç etmek yersiz… Ancak ilginç olan AK Partili ‘ünlü’ler “kitle kaybederim” korkusu ile partilerini destekleyemezken, CHP’lilerin bu kadar rahat fikir ve düşüncelerini ifade ediyor olmasıdır. Olması gereken de bu fikir hürriyetinin olmasıdır. AK Parti’yi, Erdoğan’ı desteklediğini söylemek linç yeme, küçümsenme, aşağılanma sebebiyken; CHP’yi desteklediğini söylemek gurur, özgüven, özgürlük vs.






