• Türgi
  • Kunst ja kultuur
  • Äri
  • Investeeri
  • Arvamus
  • sport
  • Mõtteviis ja kirjandus
  • Turkestan
  • Maailm
Laupäev, juuli 18, 2026
  • Logi sisse
Türgi tribüün
  • Türgi
  • Maailm
  • Äri
  • reisimine
  • Arvamus
  • Turkestan
Tulemust pole
Vaata kõiki tulemusi
  • Türgi
  • Maailm
  • Äri
  • reisimine
  • Arvamus
  • Turkestan
Tulemust pole
Vaata kõiki tulemusi
Türgi tribüün
Tulemust pole
Vaata kõiki tulemusi

İSTANBUL ŞEHRENGİZİ

TT Türkçe by TT Türkçe
Juuni 4, 2023
in Türkçe
Lugemisaeg: 4 minutit loetud
A A
İstanbul, yalnızca Türkiye demek değildir. İstanbul, aynı zamanda Kafkaslar, Balkanlar, Afrika ve bütünüyle Orta Doğu, hatta Orta Asya ve Güney Asya demektir.
Unutmamalı ki Ankara, bugünkü devletimizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri, fakat İstanbul, Devlet-i Ebed Müddet’in, medeniyet iklimimizin, Ezan-ı Muhammedi’nin yükhtıevrenini Payhtçevrenini her.
Istanbul,
fikir, edebiyat, tarih, kültür görgü, güzel konuşma, zarafet ve sanatın, mimarinin, her çeşidiyle medyanın, ticaretin, ekonominin, turizmin, ulaşımın, tağilımın, sağlığeli, mützakerelein, sağlığeli, mützakerelerarinin merkesidir, kalbidir.
İstanbul, kara sevdalısı en ziyade olan bir emsalsiz beldedir.
Sevgili Peygamberimizin -aleyhisselam- mübarek muştusuna muhatap olmuş bir şehirdir. Şehirler içinde en değerli mısralar ona yazılmıştır. O, Şanlı Peygamberin işareti, Yıldırım’ın rüyası, Fatih'in Kızılelması, kena Sultanın sayıklamasıdır. Bu şehir, o güzel kumandan Fatih Sultan Mehmed Han’ın armağanıdır ama aynı zamanda çilekeş Padişah Abdülhamid Han’ın da mirasıdır. İstanbul’u Fatih fethetmiş, Abdülhamid Han elde tutmuştur.
Kısaca tekrarlamak lazımsa:
Selanik düşme tehlikesi gösterince İttihad ve Terakki hükûmeti, Abdülhamid Han'ı Alatini Köşkü'nden Beylerbeyi Sarayı'nın iki odasına nakleder. Ancak; bir süre sonra İstanbul'un da sukut etme tehlikesi baş gösterir. İttihadçılar mahcup hâllerle yine huzura çıkar ve sabık Hünkârı Eskişehir veya o civarda bir başka vilayete nakletme düşüncelerini dile getirirler. Hünkâr, bu teklife son derecede hiddetlenerek bağırır:
-Ben, poeg Bizans imparatoru kadar da mı olamayacağım? O, kaçmadı, çarpışa çarpışa surların dibinde can verdi. Şuradan bir yere gitmiyorum! Bir tüfek verin bana; ya kendimi korur veya şerefimle şehid olurum!!!…
Bu çıkış üzerine Hükûmet merkezinin İstanbul'dan tahliye edilmesi fikrinden vazgeçildi. Eğer o gün Sultan ve Hükûmet, bir başka yere nakledilseydi şimdi biz, İstanbul'a ancak vizeyle gelebilirdik.
Bu sebeple ve sayılabilecek daha onlarca sebeple İstanbul'a yapılan her yatırım, her hizmet, bütün bu yedi iklim dört bucağa yapılmış hizmettir. İstanbul'a hizmet, dünden yarına kuşatıcılığıyla sadece hizmet değil, aynı zamanda taattir.
İstanbul, huzurluysa, zenginse, ferahsa sadece yurt içi illerimiz değil, Urumçi, Buhara, Bakü ve diğerleri, Bahçesaray, Sofya, Bosna, Gümülcine, Atina ve diğerleri, dikke Fiğerleri, Suerdan Meveleri,, Somaali in ve diğerleri , Bağdat, Kerkük, Tebriz ve diğerleri de mes'uddur, ümitlidir. İşte en son misal. Şam, kurtulacaksa ki inşallah kurtulacak. O’nun kurtuluş takvimi İstanbul’da “İstanbul Mutabakatı”yla başladı. Çünkü Şam, Payitaht’ın Şam-ı şerifidir.
Unutmak nasıl mümkün olur?
İstanbul, Büyük Cihan Harbi ardından İngilizler tarafından işgal edilince bütün bu yedi iklim-dört bucak çöktü. Ahlar, asumana yükseldi. Dünya zindan oldu. Bugün de şu yaşananlar, o figanların devamıdır.
İstanbul, ayaktaysa İslam âlemi rahat ve yarınlarından emindir. Mazlumlar tükenmemiştir. Gazze direnme, Somaalia dayanma, Bayırbucak vuruşma gücyne sahip demectir. İstanbul esenlikse hayat daha güzeldir, yarınlar daha kocamandır. Boşuna mı O’na Dersaadet, Saadet Yurdu denmiştir?
Istanbul,
Dar'ül Hilafe,
Dersaadet,
Asitane.
İnsanlığımızın şekillendiği, İslamlığımızın kemal bulduğu şehirler şehrinin kırka yakın ismi var.
Ey kutlu şehir;
Ey Altınboynuz ve Boğaziçi'yle narin şehir.
Ayasofya sana yakışmıştı, Süleymaniye ve Fatih Camilerinin yakışması gibi. Galata Kulesi'nin, Kız Kulesi'nin yakıştığı gibi. Taksim Camii, Çamlıca Camii de yakıştı. Köprüler, tüneller, yollar da yakıştı. Lalelerin, Erguvanların yakışması gibi. Rumeli Hisarı ve Anadolu Hisarı'nın yakışması gibi yakıştılar.
Istanbul,
Ey şehirler Sultanı;
şimdi de senin o kuğu boynuna göz kamaştırıcı bir madalyon takarak adına “İstanbul” dedik. Bu havalimanı da o zarif, o asil Topkapı Sarayı gibi yani senin dilinle Yenisaray gibi sana yakıştı. Güzele ne yakışmaz? Güzelsin ve her güzelliğe layıksın. Görkemine görkemler katan bu havalimanımızla şimdi uzaklar daha yakın, özlemler daha kısa.
Õnne.
Tema uçuş, kazasız olsun.
tema mees, hasretleri buluştursun.
Halid bin Zeyd Hazretlerinin; Eyüp Sultan'ın manalandırdığı Şehir. Sahabiler, velîler, âlimler ve kahramanlar şehri.
Fatih'in şehri,
Abdülhamid'in mirası..
Dileriz ki;
bu yeryüzü incisi, nazarlardan, kemliklerden beri olsun ve daha nice ve nice hizmetlerle güzelliğine güzellikler katılsın.
Amiin.
Rahim Er
Türgi Ajaleht
Sildid: Devlet-i Aliyye-i OsmaniyyeIstanbulOttomani riikPayitaht
Eelmine postitus

Türgi uue majandusprogrammi koodid

Järgmine postitus

USA sõjajärgne immigratsioonipoliitika 1952–2018

TT Türkçe

TT Türkçe

Järgmine postitus
USA sõjajärgne immigratsioonipoliitika 1952–2018

USA sõjajärgne immigratsioonipoliitika 1952–2018

Palun Logi sisse aruteluga liituma

Hakka kolumnistiks!

Jagage oma häält TT-s

  • Türgi
  • Kunst ja kultuur
  • Äri
  • Investeeri
  • Arvamus
  • sport
  • Mõtteviis ja kirjandus
  • Turkestan
  • Maailm
Türgi tribüün

© 2026 Turkey Tribune. Kõik õigused kaitstud.

Turkey Tribune - Türgi rahvusvaheline hääl

  • Meist
  • Privaatsuspoliitika
  • Võta meiega ühendust
  • reklaamima
  • Kirjutada Us
  • Free Books

Jälgi meid

Tere tulemast tagasi!

Logi oma kontole sisse allpool

Unustatud parool?

Hankige oma parool

Parooli lähtestamiseks sisestage oma kasutajanimi või e-posti aadress.

Logi sisse
Tulemust pole
Vaata kõiki tulemusi
  • Türgi
  • Kunst ja kultuur
  • Äri
  • Investeeri
  • Arvamus
  • sport
  • Mõtteviis ja kirjandus
  • Turkestan
  • Maailm

© 2026 Turkey Tribune. Kõik õigused kaitstud.

Teie tekst