Bu kadim saraya, çoktur uğrayan.
Kervan ki bin yıllık, sonu olmayan.
Leş kokan her çığlık, doğum sancısı.
Bu kandilli hanın kimdir hancısı?
Բիր դերյա կի բու հան, ինսանդիր սույու.
Yok başı ve sonu, dipsizdir kuyu.
Դուվարլար! Դուվարլար! Ցուցակ դուվարլար!
Օդալար! Օդալար! Հոյրատ օդալար!
Sürgün bebeklerin korsan adası!
Kuzuyla beslenen arslan obası!
Hayat pazarında; bu yer bir tezgâh.
Սատանան վե ալան քիմ, kimse değil âgâh.
Bu arsız mekanda; բուլունմազ սեֆա!
Ne gezer muhabbet, arama vefa!
Yağmur taneleri, gökten habersiz.
Բիր կյուլե, բիր գյուլե; düşer çaresiz.
Bağrı yanan bülbül; düşmüş bostana.
Hayat hükmü giyen, düşmüş zindana.
Kefensiz cenaze, matem coşkusu:
Yorgansız yatağın, yoktur uykusu.
Pergelde döndüren kimdir kalemi!
Sînelerden taşan kimin özlemi!
Kavuştukça kaçar susuzdan serap.
Görse deniz suyu zanneder şarap.
Çıngıraklı yılan; kocasız kadın!
Ateş böceğiyle, kim olmuş aydın!
Alnından bir iple çekilmiş inek.
Balı nimet sanıp, saplanmış sinek.
Gözyaşıyla pişen; dert dolu aşı.
Kim yer afiyetle; toprakla taşı.
Կոյնունդա աննենին, սևգի հասրեթի;
Görmemiş elleri; baba şefkati.
Akrep kıskacıyla tutmuşsa böyle;
Alan mı utansın, սատանա մի սոյլե!
Sürün Hakk'a sürün; serâzât nehir!
Dâvâ çilesinde, rahatlık zehir!
- - - - -
Ahmed Necip YILDIRIM Makale ve Şiirlerinden Bazıları:



