Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Tarihi Pazarlık,Herkes bu Pazarlığı Okumalı….
Financial Times Avrupa Diplomatik Editörü Alex Barker'ın saka Yunan sitesinden alarak yayınladığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey AB yetkilileri Jean Claude Juncker lan Donald Tusk ora duwe rencana…
İşte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın AB'ye rest çektiği o diyalog;
"BİZ AVRUPA'NIN PARASINA MUHTAÇ DEĞİLİZ"
Presiden Erdogan: İki yıl için 3 milyar avro verecekseniz, konuşmaya gerek yok. AB'nin parasına muhtaç değiliz. Yunanistan utawa Bulgaristan sınırlarını açıp mültecileri otobüslere doldururuz. Yunanistan'a kriz sırasında 400 milyar avro verildi. Bu paranın bir kısmıyla Suriye'de güvenli bölge kurup mülteci sorununu tamamen çözebilirdik.
Juncker: Türkiye ngentekake 8 milyar euro sajrone patang taun…
"KIZLARIM O KAMPLARA AĞLAYARAK GİTTİ, AĞLAYARAK DÖNDÜ"
Presiden Erdogan: Biz o parayı kamplara harcadık. İnsani davranıyoruz. Kızlarım mülteci kampına gitti, ağlarak döndü. (BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Antonio) Gutteres bundan iyi kamp görmediğini söyledi.
gading: Kamplar gerçekten iyi ama Yunanistan'a Avro Bölgesi'ni kurtarmak için kredi verildi, böyle karşılaştırmalar yapmamalısınız.
Presiden Erdogan: Bu da Schengen'le ilgili, o da bir Avrupa projesi.
gading: AB zor durumda, Paris saldırısından sonra Schengen Anlasması iptal edilebilir. Bu yüzden sizinle anlaşmak istiyoruz.
"ANLAŞMA OLMAZSA MÜLTECİLERİ ÖLDÜRECEK MİSİNİZ?"
Presiden Erdogan: Anlaşma olmazsa mültecileri nasıl durduracaksınız, öldürecek misiniz? Bize verdiğiniz tek bir sözü tuttunuz mu?
gading: EU bisa nggawe awake kurang atraktif, nanging dudu solusi sing dikarepake.
Juncker: Sumber daya sing dibutuhake dikumpulake, kita nyoba nyepetake negosiasi lan pambebasan visa, nanging iki dudu keputusan sing gampang.
Presiden Erdogan: EU ora nindakake apa-apa kanggo Türkiye. Dhuwit kasebut kanggo para pengungsi, dudu Türkiye. Kajaba iku, sampeyan nggunakake dana pra-anggota. Ora ana bab siji sing dibukak. Kita wis ngenteni 53 taun. Sampeyan ngece kita.
Juncker: Siz istediniz diye raporu erteledik. Yoksa niçin eleştirilmek isteyelim? Avrupa'yla uzlaşmak istediğinizi sanmıştım, şimdi kendimi kandırılmış hissediyorum.
Presiden Erdogan: Apa kowe wis netepi janjimu marang aku?
Juncker: Sumber daya sing dibutuhake dikumpulake, kita nyoba nyepetake negosiasi lan pambebasan visa, nanging iki dudu keputusan sing gampang.
Presiden Erdogan: EU ora nindakake apa-apa kanggo Türkiye. Dhuwit kasebut kanggo para pengungsi, dudu Türkiye. Kajaba iku, sampeyan nggunakake dana pra-anggota. Ora ana bab siji sing dibukak. Kita wis ngenteni 53 taun. Sampeyan ngece kita.
Juncker: Türkiye dudu demokrasi sajrone 53 taun iki.
Presiden Erdogan: Almanya ve Britain da değildi, büyük bir savaşa da yol açtılar. Yunanistan, Portekiz, İspanya da değildi. Juncker Türkiye'yi Lüksemburg'la karşılaştırmamalı, Lüksemburg Türkiye'de bir şehir gibi.
Juncker: Çok yoğun çalışıyoruz, Brüksel'de sizi prensler gibi ağırladık.
Presiden Erdogan: Piye kabare? Tabii ki, ben bir üçüncü dünya ülkesini temsil etmiyorum…
Juncker: AB iki 28 artı 1 zirvesi yapmadı ama Türkiye için hazırız.



