Güllerin rengine, hapsolan koku;
Saraylardan sürüp, çıkar kendini.
Bir damlacık suda, nilüfer doku;
Var olma yükünden, kurtar kendini.
Kadehteki şarap, içilmedikçe;
Yaşlar yanaklara, süzülmedikçe;
Mürekkep kalemden, dökülmedikçe;
Boğazdaki düğüm, boğar kendini.
Güneş olup ateş, giymezsen eğer,
ແມ່ olup beyninden, yanmazsan eğer,
Vefatından evvel, ölmezsen eğer ນ.
ຊິນຮາ! Dirilerden ເວົ້າma Kendini.
Teşbihten Tenzihe seyrân et de gel.
Akıldan aşka çık cevlân et de gel.
Hesabı kitabı virân et de gel.
Ol Ehl-i Hârâbât; mest ແລະ kendini.
Nefeslerden kervân; yükünüz candır!
Gönderen Serâzât, zâr u bîcandır!
Alıcının adı; ເຈົ້າສາມາດcanandır!
Kim veda ederken izler kendini!



