• Turkija
  • Menas ir kultūra
  • Verslui
  • Invest
  • Nuomonė
  • Sportas
  • Mintis ir literatūra
  • Turkestanas
  • Pasaulis
Friday, July 17, 2026
  • Prisijungti
Turkijos tribūna
  • Turkija
  • Pasaulis
  • Verslui
  • Kelionė
  • Nuomonė
  • Turkestanas
Nėra rezultatų
Peržiūrėti visus rezultatus
  • Turkija
  • Pasaulis
  • Verslui
  • Kelionė
  • Nuomonė
  • Turkestanas
Nėra rezultatų
Peržiūrėti visus rezultatus
Turkijos tribūna
Nėra rezultatų
Peržiūrėti visus rezultatus

Irak izlenimlerinden dörtlü zirveye mesaj

TT Turkče by TT Turkče
Birželio 4, 2023
in Türkēe
Skaitymo laikas: 5 minutės skaitymo
A A

Cumartesi günü İstanbul'da yapılan dörtlü zirve Suriye'nin ve Ortadoğu'nun geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Türkiye başta olmak üzere bölge ile doğrudan ilgisi olan ABD dışındaki aktörler müşterek bir irade beyan ederek hem Astana sürecini teyit etmişler ve hem de Suriye'nin şlerçirçirenitas Kuşkusuz kayıp ve yıkımlardan sonra Suriye'nin geleceğini belirleme konusunda alınan bu mesafede, Türkiye ve Rusya'nın daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Bükıkıkılıkılar Putin.

DÖRTLÜ ZİRVENİN İRADESİ: SURİYE ANAYASASI

Her konuda fikir birliği olmasa da dörtlü zirvenin çözüme odaklanma konusunda irade beyan etmiş olmaları; Almanya ve Fransa'nın Türkiye ve Rusya ile aynı sahnede poz vermeleri; savaş baronlarının egemen olduğu dünyamızda barışın da mümkün olabileceğini göstermiştir. Bu görüntü umut verse de barışın hala uzakta olduğunun da bilinmesi gerekmektedir. Birbiri ile zıt düşünceleri ve çıkar çatışmaları olan ülkelerin İstanbul'da bir araya gelip irade beyan edebilmeleri, savaş döneminden diplomasinin daha şire şöngei barıti şöngei oynayacağmine ılmalıdır.

Dörtlü zirvenin ortak iradesinin en önemli sonucu; Suriye için bir anayasa komitesinin hayata geçirilme isteğidir. Kuşkusuz bu talep, Suriye'nin geleceğinin Suriyelilerin elinde şekillenmesi için yerinde ve adil bir taleptir. Ancak işler jos zaman teoride tanımlandığı kadar kolay değildir. Hatta teorik mükemmeliyetin pratikte tam tersi sonuçlar verebildiğinin de pek çok örneği bulunmaktadır. Uzağa gitmeyelim. 2003'teki ABD işgalinden sonra 2005'te ilan edilen Irak Anayasası'nı hatırlayalım. Bu anayasa yüzünden dünyanın en eski medeniyet merkezi ve birlikte yaşama coğrafyası Dicle ve Fırat havzasında bugün huzurdan eser bulunmamaktadır.

IRAK İZLENİMLERİ

Geçen hafta bir kaç yıl aradan sonra tekrar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteklediği ve Tarık Çelenk'in koordine ettiği “100 yıllık Düğüm: Musul Vilayeti Irakımas ştti şti kitarselpą” m. Güney'den Kuzey'e, Bağdat, Erbil, Musul, Kerkük ve çevrelerinde bir dizi ziyaretlerde bulundum. Üniversiteler, araştırma merkezleri, kütüphane, arşiv ve müzelerden başka pek çok bilim, fikir adamı ve kanaat önderleriyle, dini ve cemaat liderleri, ayrıca çeşitli azınlıcileri görin.

Hatırlayalım. Tarihin en eski medeniyetlerine beşiklik etmiş olan Irak coğrafyasında, geçmişten devralınan mirasla bütün semavî dinler ve mezhep müntesiplerinin yanı sıra pek çok heterodoks grup şam aradaadnik unsur. Daha doğrusu geçmişte bir arada ve nispeten barış içinde yaşayabilme tecrübesi geliştirmiş toplulukların varisleri şimdi sadece yaşar gibi görünmektedir.

Irak'tan dışarıya yansıyan en büyük sorun Sünnî-Şiî ayrımıdır. Bu güne kadar defalarca analizi yapılan bu sorunun burada detaylarına bir kere daha girmeye gerek yoktur. Fakat bu iki anlayışın da Irak toplumunun temel karakteri olduğu unutulmamalıdır. Buna rağmen aralarındaki çekişmeler mezhebi olmaktan ziyade siyasidir. Bu tarihi mirasın bir parçası da Araplar, Kürtler, Türkmenler ile Hristiyanlığın farklı mezhepleri, Yahudiler ve Irak toplumu arasında kardelen çiçekleri gibi serpilmiş Kakailer, Yezidiler, Mandeilerdir.

İmam-ı Azam'da ziyaret ettiğim, „Mecmau's-Sünnî“ yani Sünni Alimler Birliği; Kazimiye'de görüştüğüm Şiî müçtehidler; Hamdaniye'de (Karakuşta) Süryani Katolik Patrikliği; Şeyhan'da, Laleş Yezidi mabedinin pirleri; Kerkük'teki Kadiri Berzenci Dergahı postnişini; Kakailerin Seyyidi; Musul'da Türkmen Kültür Merkezi ile Kerkük'te Türkmen Cephesi yetkilileri ile Erbil'deki Kürtler'in tamamı, son yüz yılın üzerlerinden bir silindir gibi geçtiğini söylemektedirler. Ancak hemen tamamı Saddam'ın kendilerine zulmettiğinden bahsederken bile ABD işgali sonrasında yaşadıklarının daha büyük felaketlere sebep olduğunu itiraf etmekten geri durmamaktadırlar.

Hemen tamamına Irak Anayasası'nı sordum. Aldığım cevabı tahmin edebilirsiniz. Anayasanın sözde bölge gerçeklerine dayandırıldığını ama aksine bir sonuç doğurarak, bölünmeyi, parçalanmayı ve siyasi çekişmeyi arttırarak Irak'ta barışı bozduğyetipti beleryika.

Oysa, 2005 Anayasası'nın adeta bir medeniyet ve birlikte yaşama dersi veren giriş kısmına bakıldığında; bugün Irak, sahip olduğu imkanlarıyla yeniden Babil bahçelerinin yurdu olması gerekirdi. Oysa ABD'nin sömürge valisi sıfatıyla Anayasa'nın yapılmasına öncülük etmiş olan Paul Bremer'in Irak ortasına yerleştirdiği Anayasa görünümlü bomba ile hem danıkcle gerı fıgi danifıtcletı fı gira de gruplar' ve hem lediği Irak bütünüyle tahrip edilmiştir. Ortaçağlardan beri bilgi ve hikmetin, barışın yurdu olan Darüsselam (Bağdat); medeniyetlerin buluşma kavşağı Musul adeta eski çağlara döndürülmüştür. Eskiden birlikte yaşayanlar bugün küstürülmüş; tabiatın kendilerine ikram ettiği imkanlar ile işbirliği yerine kaba bir rekabet hatta düşmanlık geliştirmişlerdir. Üstüne bir de hala düğümü çözülemeyen DAEŞ ve onu ortadan kaldırma sırasında sebep olunan yıkımlar da özellikle Musul ve çevresinde onulmaz yaralar açmıştır.

Irak gözlemlerimin detaylarını, orada gördüğüm ilgi ve dostlukları, Türkiye'den gitmenin sağladığı avantajları, tarihten ve bugünden yapılan şikayetleri zaman zaman sizler ile paylaşa. Ancak dörtlü zirveden çıkan “Suriye Anayasası Komitesi” iradesi üzerine bugün sadece bu hatırlatmaları yapmak ile yetineceğim.

Irak, Suriye'ye ders olmalıdır. Hatta butün Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya da. Ama öncelikle bu coğrafyada aktör olmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti'ne.

Zekeriya Kurşun

New Dawn

Žymos: 4 Süriye zirvesiIrakasOsmanlı coğrafyası
Ankstesnis

JAV ir Saudo Arabijos santykiai nauja perspektyva

Kitas Rašyti

Ангела Меркель уйдет с поста канцлера в 2021 году

TT Turkče

TT Turkče

Kitas Rašyti
Ангела Меркель уйдет с поста канцлера в 2021 году

Ангела Меркель уйдет с поста канцлера в 2021 году

Prašom Vartotoją prisijungti prie diskusijos

Tapk kolonistu!

Pasidalykite savo balsu TT

  • Turkija
  • Menas ir kultūra
  • Verslui
  • Invest
  • Nuomonė
  • Sportas
  • Mintis ir literatūra
  • Turkestanas
  • Pasaulis
Turkijos tribūna

© 2026 „Turkey Tribune“. Visos teisės saugomos.

„Turkey Tribune“ – Turkijos tarptautinis balsas

  • Apie mus
  • Privatumo politika
  • Kontaktai
  • Reklamuoti
  • Rašykite mums
  • Nemokamas Knygos

Sekite mus

Sveikas sugrįžęs!

Prisijunkite prie savo paskyros žemiau

Pamirštas slaptažodis?

Gaukite slaptažodį

Norėdami iš naujo nustatyti slaptažodį, įveskite savo vartotojo vardą arba el. Pašto adresą.

Prisijungti
Nėra rezultatų
Peržiūrėti visus rezultatus
  • Turkija
  • Menas ir kultūra
  • Verslui
  • Invest
  • Nuomonė
  • Sportas
  • Mintis ir literatūra
  • Turkestanas
  • Pasaulis

© 2026 „Turkey Tribune“. Visos teisės saugomos.

Jūsų tekstas