• Turcia
  • Culture Arts &
  • Negotium
  • Obsido
  • Sententia
  • Lorem ipsum dolor
  • Cogitatio et Litterae
  • Turkestan
  • orbis
Saturni, 18 Iulii, 2026
  • login
Turcia Tribune
  • Turcia
  • orbis
  • Negotium
  • Travel
  • Sententia
  • Turkestan
nullum
View All results
  • Turcia
  • orbis
  • Negotium
  • Travel
  • Sententia
  • Turkestan
nullum
View All results
Turcia Tribune
nullum
View All results

Bir İple Bir Küfenin Hesabı…

Ragıp KARADAYI by Ragıp KARADAYI
June 4, 2023
in Türkçe
Lectio Tempus: VII legisse days
A A

len vaktı. Güneş tam tepede… Ağustos ayından kalma nar bir küreden sağanak sağanak dökülen altın huzmeler beton yığını ehrin üzerine üzerine yağıyor… Her taraf kavruluyor adeta… Mavi bir atlas gibi uzayıp gidenı erine üzerine yağıyor. Derinden derine martı çığlıkları, uzaktan yakından gemi, motor sesleri, parklarda koşuşturan çocuk bağrışmalarına karışıp bir bitmez uğultu şeklinde şehrin üzerinde dalga dalga yayılıyor. Ağır yükün altında ezildikçe eziliyor. Yanından geçtiği insanlar kediden, köpekten bile bu kadar kaçmıyor. Yorgunluk, itibarsızlık, parasızlık canına tak etmiş. Ancak ağlıyor… Göz yaşları adeta sel olmuş, kimse mani olamıyor. Daha ne kadar dayanacaktı bu artlara? Büyük bir gurbet ve hasret diyarı eşiğinde kendini oldukça yalnız hissediyordu. Yeni caminin gölgelik bir köşesine bir külçe gibi oturup uzanıverdi bütün yorgunluğuyla...

Dalmıştı…

 
Şark ehirlerinden birinde zengin ve varlıklı bir ağa ölmüş. Haberciler ve tellallar ehrin sokaklarına yayılıp halka: 
"Ey ahali! Ey nas! Ey insanlar! Tanıdığınız, bildiğiniz zengin Veli Ağa vefat etti. Mühim bir vasiyeti var. Ahiret hayatına alışabilmek için yardımcı arıyor. Kim mezarda geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağa'nın servetinin yarısı kendisine verilecektir. Duyduk duymadık demeyin!" 
Tellalların onca bağırıp çağırmalarına rağmen kimse bu enteresan teklife talip olmaya cesaret edemiyordu. Hamal, bakmış ki, elinde mal olarak bir küfe ve ipten başkası yok. "Hamal olarak yatar, ağa olarak kalkarım"  diyerek koşmuş ve diri diri mezarda gecelemeye talip olmuş.
Genişçe bir mezar kazmışlar. Bir tarafına iyice kefenlenen Veli Ağa'yı bir tarafına da hamalı yatırıp, hava alabileceği bir baca da koyarak, mezarı kapatmışlar.
Az sonra sual melekleri çıkıp gelmiş. "İkisi de artık bize emanet" diye aralarında konuşuyorlarmış. Biri:
"Öyle de…"  demiş. "Zengin olan zaten burada kalıcı, önce u hamaldan başlayalım."
teki melek bu teklifi makul görmüş ve hamalın baş ucuna gidip sorguya başlamışlar:
"Dünyada malın mülkün var mıydı?"
"Alay etmeyin"  demiş hamal. "Sırtımdaki küfeden ve ipten başka bir şeyim hiç olmadı benim."
"Öyleyse söyle bakalım"  demiş melekler. "O küfe ile ipi hangi kazançla, nasıl aldın?"
Hamal başlamış anlatmaya;
"Beş kişinin malını on kuruşa taşıdım. kisini yedim sekizini sakladım. Ertesi gün de aynı işi yaptım. Böyle böyle para biriktirdim. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım ve bunları aldım."
Melekler:
"Olmadı"  demişler. “Olmadı hamal efendi. Falancadan aldığın para hak ettiğinden çok azdı. Biz bunun hesabını ondan soracağız. Filancaya da çok ucuza taşımıssın, bunun da hesabını ondan soracağız"
"İyi ama…"  demiş hamal… "hakettiğim parayı isteseydim, bana taşıtmazlardı ki…" 

"Sen merak etme"  demiş melekler. "Nasıl olsa ikisi de buraya gelecek, o zaman biz sorarız bunların hesabını."
Ve sorguya devam etmişler:
"Sen bir daha söyle bakalım. Kazandığının ne kadarını yedin, ne kadarını biriktirdin?"

"Vallahi"  demiş hamal. “Genelde hep yarı yarıya… On aldıysam beş sakladım, beş yedim. ki kazandıysam, birini kenara attım."
"Olmadı"  demiş melekler. “Bu iş hiç olmadı. Sen hem kendinin hem de çoluk çocuğunun boğazından kısmışsın. Hem kendi nefsine, hem de onların nefislerine zulmetmişsin. Bu günahtır bilmez misin?"
Hamal ne cevap vereceğini düşünürken kan ter içinde kalmış. Ve bütün bir gece melekler sormuş o kıvranmış, melekler sormuş o kıvranmış.. Nihayet sabah olmuş ve mezarı açıp onu dışarıya çıkarmışlar.
Hamal bakmış, kadı efendi dahil bütün şehir kabrin başına toplanmış. Hatta mehter takımı bile hazır bekliyor.
Kadı, mezardan kendisini dışarıya atan hamala:
“Afferin hamal efendi, kimsenin cesaret edemediği bir işi yaptın. Ama mükâfatını da göreceksin. Artık zengin bir adamsın."

Halktan bir alkış ve “Yaşasın! Helal olsun!" tezahüratı kopmuş, sorma.
Hamal:
“Stemem! stemem! Vallahi huncem!" diye bağırmış. “Ben, bir iple bir küfenin hesabını sabaha kadar veremedim. Onca servetin hesabını nasıl veririm. Kim isterse o alsın. Hesabını da alan versin!"
Uzandığı duvar dibinden uyandığında sırılsıklam ter kan içinde kalmıştı... Bir "oh!" çekti küfesini sırtladığı gibi “Allahım her eyin hayırlısını ver” diyerek işine gitti…
Tags: memoriaeRagıp KARADAYI
Post Previous

Donan Çıldır Gölü'nde atlı kızak keyfi

Deinde Post

Mesnevi Aklın Cilası Gönlün Aynasıdır

Ragıp KARADAYI

Ragıp KARADAYI

Deinde Post

Mesnevi Aklın Cilası Gönlün Aynasıdır

Fieri a Columnist!

Share your voice on TT

  • Turcia
  • Culture Arts &
  • Negotium
  • Obsido
  • Sententia
  • Lorem ipsum dolor
  • Cogitatio et Litterae
  • Turkestan
  • orbis
Turcia Tribune

© MMXXVI Turkey Tribune. Omnia iura reservantur.

Turkey Tribune - Vox Internationalis Turciae

  • De Nobis - CHG
  • Privacy policy
  • Contacta Nos - Factop
  • Vendo
  • Pro Nobis scribe
  • liberum Books

Us

Receperint Back!

In rationem inferius

Oblitus Password?

Recuperare vestri password

Please enter ad reset vestri email oratio in nomine usuario vel tessera fuit.

Log In
nullum
View All results
  • Turcia
  • Culture Arts &
  • Negotium
  • Obsido
  • Sententia
  • Lorem ipsum dolor
  • Cogitatio et Litterae
  • Turkestan
  • orbis

© MMXXVI Turkey Tribune. Omnia iura reservantur.

your text